" Bunun için babandan kalan miras hakkınızı alıp, bir iş yeri açmanı ve o kötü işleri bırakmanı istiyorum... Yoksa bugün o nikâhı da unut. İsteklerim bu kadar..." dediğinde bütün gözler bana ve Ferhat'a odaklanmıştı. Ferhat bugün sabır taşı olsa çatlardı. Bütün istekleri beni sevdiği için kabul etmesi beni çok mutlu etmişti. Ferhat'a baktım. Bu kadarını da yapabilir mi? Elimi sıktı. Fazla sıktı acıyordu. Farkında değildi. " Ferhat, " dedim. Sessiz, burnundan soluyordu. " Elim acıyor, " dediğimde fark etti. Bana baktı elini saldı. " Bunu kabul edemem. Ne isterseniz tamam ama bu olmaz! O dünyaya giren bir daha çıkamaz... O âlem çok farklı. Eğer çıkarsam ben ve sevdiklerimi öldürürler. O masaya oturan ölürse kalkar. Bu yüzden bırakamam." öfkem çoktu. Sanki ben istemem normal bir işim,

