bc

Yüzbaşıyla Başım Dertte+18

book_age18+
75
FOLLOW
1K
READ
BE
age gap
opposites attract
friends to lovers
drama
sweet
bxg
kicking
soldier
campus
lies
war
musclebear
like
intro-logo
Blurb

‼️“Hayat bir denklemdir, bilinmeyeni bulmak ise yürek ister.”24 yaşında, kendi halinde bir matematik öğretmeni olan Afra Hazaroğlu’nun hayatı, tek kelimeyle düzenli bir formülden ibaretti. Ta ki 12-A sınıfının haylaz öğrencileri, onun "kronik yalnızlığına" son vermek için gizlice bir plan kurana kadar!Öğrencilerinin onun adına açtığı fake hesapla, ilçenin otuz dört yaşındaki sert, ketum ve asık suratlı Jandarma Komutanı Yüzbaşı Rüzgar Keskin’e "yürümesiyle" tüm dengeler altüst olur. Sanal dünyada cesur ve fırlama cümlelerle Yüzbaşı’nın aklını başından alan gizemli kadının, gerçek hayatta yol kontrollerinde yüzüne bile bakmayan o mesafeli matematik öğretmeni olduğundan Rüzgar’ın henüz haberi yoktur.Bir yanda disiplin abidesi, kuralların adamı bir Yüzbaşı... Diğer yanda klavye arkasında panter, gerçek hayatta ise sınırlarını korumaya kararlı akıllı bir kadın.Rüzgar Keskin, siber bir dedektif gibi bu gizemli kadının şifresini çözmek için adım adım yaklaşırken; Afra hem arkasındaki casus öğrenci ordusunu idare etmek hem de Yüzbaşı'nın tehlikeli çekim alanından kaçmak zorundadır.Sanalda başlayan bu kedi-fare oyunu, gerçek dünyada sert bir çarpışmaya dönüştüğünde, kalbin asayişini hangi formül koruyabilecektir?🔥Zıt kutupların, tebeşir tozunun ve askeri kamuflajın birbirine karıştığı, bol didişmeli, eğlenceli ve heyecan dolu bir romantik komedi...💜

chap-preview
Free preview
Askeri Kamuflaj 💚
Afra “Hocam, sizce de Yüzbaşı Rüzgar Keskin tam sizin kaleminize göre biri değil mi? Adam resmen ilçeye göre fazla karizmatik tam size göre bence... Siz güzel o yakışıklı..." Elimdeki tebeşiri tahta silgisine sertçe vurup arkamı döndüğümde, 12-A sınıfının arka sıralarından bir kıkırdama yükseldi. Soruyu soran, sınıfın elebaşılarından ve benim adıma "yalnızlığı sonlandırma timi" kurduğundan şüphelendiğim Merve’ydi. "Merve," dedim, gözlüğümü burnumun üzerine doğru hafifçe iterek. 24 yaşındaki bir matematik öğretmeni olarak, benden sadece altı-yedi yaş küçük olan bu ergen ordusuna karşı otorite kurmak bazen bir integral sorusunu havada çözmekten daha zordu. "Eğer bir kez daha limit, türev ya da fonksiyon konularını ilçenin jandarma komutanına bağlarsan, seni sözlüde Rüzgar Yüzbaşı’nın bile kurtaramayacağı bir alt sınıra indirgerim. O çok beğendiğin Yüzbaşı bile gelip seni kurtaramaz. Anlaşıldı mı?" Sınıftan bir "Oooo" sesi yükseldi. Pencere kenarında oturan Caner, defterinin arkasına alelacele bir şeyler karalıyordu. Yaklaştığımda ne yaptığını gördüm: Sayfanın kenarına koskoca bir "Yüzbaşı Rüzgar Keskin" yazmış ve imza taklit etmeye çalışıyordu. Hem de askeri evraklarda gördükleri o resmi, keskin hatlı imzayı! "Caner? Bu ne?" "Hocam, imza provası yapıyorum," dedi sırıtarak. "Yarın bir gün nikah şahidiniz olursam el alışkanlığı olsun diye." Gözlerimi devirdim ama gülümsememe de engel olamadım. Bu çocukları, bu tayinimin yeni çıktığı küçük ama sıcak ilçeyi gerçekten çok seviyordum. Ama takıntı yaptıkları bir şey vardı ki, o da benim "kronik yalnızlığım"dı. Onlara göre 24 yaşında, ela gözlü, kendi halinde bir matematik öğretmeninin hayatında mutlaka "büyük, güçlü ve üniformalı" bir aşkı olmalıydı. Adayları da belliydi: İlçenin otuz dört yaşındaki, sertliğiyle nam salmış, yüzü neredeyse hiç gülmeyen asık suratlı Yüzbaşısı Rüzgar Keskin. "Benim o sert komutanla, o huysuz adamla işim olmaz çocuklar. Şimdi dersimize dönüyoruz," diyerek konuyu kapattım. En azından ben öyle sanıyordum. Aynı günün akşamı, ilçenin o meşhur yol kontrol noktasından geçmek zorunda kaldım. Arabam eski model bir hatchback’ti ve ne zaman bu kontrol noktasına gelsem stop etme tehlikesi yaşıyordu. Askerler arabayı durdurduğunda camı indirdim. Ve tam o anda, arama noktasındaki kulübeden o çıktı. Rüzgar Keskin. Üzerindeki askeri kamuflaj, geniş omuzlarını daha da heybetli gösteriyordu. 34 yaşının verdiği o olgun, erkeksi hava ve keskin çene hatlarıyla tam bir disiplin abidesiydi. Siyah saçları her zamanki gibi kusursuzdu ama o koyu renk gözleri öyle sert, öyle hesap sorar gibi bakıyordu ki, insan suçsuz olsa bile gidip bir yere teslim olmak istiyordu. Bana doğru yürüdü. Ben ise dikiz aynasından saçlarımı düzeltiyormuş gibi yapıp, o yaklaşınca hemen önüme döndüm. Aramızda garip bir sessizlik oldu. Ona bakmadım. Sadece ehliyetimi uzattım.Bir Yüzbaşı yolu kontrol ediyordu. Kamera şakası falan mıydı? Ya da ben çok abartıyordum rütbeleri. Karakol komutanıydı bildiğim ama yine de buradaydı. Rüzgar Yüzbaşı ehliyeti aldı, ismime baktı: Afra Hazaroğlu. Bakışlarını ehliyetten çekip bana diktiğinde, gözlerimi bilerek yola çevirdim. Onunla göz teması kurmak, bir kara deliğe bakmak gibiydi. "Afra Hanım," dedi, sesi o kadar derinden ve pürüzsüz geliyordu ki, bir an irkildim. Ama sesindeki o gıcık kapmış tonu kaçırmadım. "İyi akşamlar. İlçede hız sınırlarına pek uymadığınız yönünde şikayetler var. Özellikle sabah okula giderken..." "Öğrencilerime yetişmeye çalışıyorum Yüzbaşı," dedim, yüzüne bile bakmadan, dümdüz ön camdan dışarıyı izleyerek. "Matematik beklemez." Derin bir nefes aldığını, sabır çektiğini duydum. Ehliyeti geri uzatırken parmakları parmaklarıma değdi. Elektrik çarpmış gibi hissetsem de renk vermedim. "İyi yolculuklar, öğretmen hanım. Ama unutmayın, burası okul koridoru değil. Kurallar nettir," dedi imalı bir sesle. Gaza basıp oradan uzaklaşırken dikiz aynasından arkama baktım. Kollarını göğsünde bağlamış, arkamdan öyle bir nefretle bakıyordu ki... Bana bariz gıcık oluyordu. Çünkü ilçedeki herkes adamın önünde ceket iliklerken, ben adamın yüzüne bile bakmıyordum. Haklıydım da! Huysuz, kibirli adamın tekiydi işte. Eve gelip üzerime rahat pembe hırkamı geçirdim, kendime bir kahve yaptım ve sıcacık yatağıma kuruldum. Telefonumu elime aldığımda garip bir şey fark ettim. Telefonum titreyip duruyordu. Instagram’dan üst üste bildirimler geliyordu. Ama benim kişisel hesabımdan değil... Telefonuma tanımlı olmayan, yeni eklenmiş bir hesaptan! Yutkunarak ekrana baktım. Hesap ismi şuydu: @matematikci_prenses "Ne oluyor be?" diye mırıldandım. Profil fotoğrafına baktığımda şok geçirdim. Okulda, tahta başında tebeşirle ders anlatırken çekilmiş, profilimden çok güzel çıkan bir fotoğrafım koyulmuştu! Biyografi kısmında ise aynen şu yazıyordu: “Hayat bir denklemdir, bilinmeyeni bulmak ise yürek ister.” "Merve... Caner... Yaktım sizi," diye tısladım. Çocuklar benim adıma fake hesap açmışlardı! Ara sıra telefonumu onlara veriyordum. Ailelerini arıyorlar ya da hesap makinesini kullanıyorlardı. O aralarda adıma hesap açmış olmalıydılar. Tam hesabı kapatmak için ayarlara giriyordum ki, gelen direkt mesaj kutusundaki o ismi gördüm. Mesaj kutusunun en üstünde, onaylı (mavi tikli) resmi bir hesap duruyordu: rüzgar_keskin Kalbim göğsümden fırlayacak gibi atmaya başladı. Titreyen parmaklarımla mesaja tıkladım. Sohbet geçmişini yukarı kaydırdığımda, bizim 12-A sınıfının benim adıma Yüzbaşıya yürüdüğünü, hem de bunu inanılmaz profesyonelce yaptığını gördüm! Dün Gece / Mesaj Geçmişi: @matematikci_prenses: İyi geceler Yüzbaşı. İlçenin asayişi sizden soruluyor ama kalbimin asayişi ne olacak? rüzgar_keskin: Kimsiniz? Ve bu cesareti nereden buluyorsunuz? @matematikci_prenses: Sadece sizi uzaktan izleyen, tebeşir kokulu bir matematikçi diyelim... Soruları çözmeyi severim ama sizin gizeminiz biraz zorluyor beni. rüzgar_keskin: Boş işlerle uğraşacak vaktim yok. Hesabınızı kapatıp benimle iletişimi kesin. @matematikci_prenses: "Boş işler" mi? Sert kurallarınızın altında bir yerlerde mantıklı bir adam olduğunu biliyorum Rüzgar Bey. Matematikte her problemin bir çözümü vardır. Sizin çözümünüz de bende belki? Çocuklar resmen benim ağzımdan yazmışlardı! Benim gibi konuşmuşlar, benim kuracağım cümleleri (matematik benzetmelerini) seçmişlerdi. Ve işin en kötü kısmı... Rüzgar Yüzbaşı bu hesabı engellememişti! Aksine, o sert adam bu gizemli "öğretmen hanımla" mesajlaşmaya devam etmişti. Tam o anda, ben ekrana şok içinde bakarken, telefon elimde titredi. Rüzgar’dan yeni bir mesaj düştü. Dakikalar önce yol kontrolünde yüzüme bile bakmayan, bana ters ters konuşan o dağ gibi adam, şimdi benim adıma açılan hesaba yazıyordu: rüzgar_keskin: Sizi merak ediyorum öğretmen hanım. rüzgar_keskin: Bugün yol kontrolünde ilçenin matematik öğretmeniyle karşılaştım. Kadın yüzüme bile bakmadı, tam bir buz şelalesiydi. Ama buradaki öğretmen... Fazla cesur. Kim olduğunuzu söyleyecek misiniz artık? Nefesim kesildi. Adam benden nefret ediyordu ama benim adıma açılan hesaba ilgi duyuyordu! Eğer şimdi "Ben Afra değilim, öğrencilerim açmış" dersem, Rüzgar okula gelir, o çocukların canına okurdu. Askeri disipliniyle ortalığı yıkardı. Çocukları korumam lazımdı. Zaten daha yolda dalga geçmişti okulda disiplin yok diye. Onu haklı çıkaramazdım. Ama daha da önemlisi... İçimdeki o küçük, intikamcı fırlama kız birden uyandı. Demek yüzüme bakınca buz şelalesi diiyorsun ha Rüzgar Keskin? dedim içimden. Madem öyle, oyun başlasın. Gözlerimi kıstım, gözlüğümü düzelttim ve klavyeye dokundum. Çocukların başlattığı bu denklemi çözmek artık benim görevimdi. Önce şifreyi değiştirdim. Çocuklar artık giremezdi. Ne konuştuğumu görsünler istemiyordum. Onları bu işten uzak tutmalıydım. @matematikci_prenses: Neden? Korktunuz mu yoksa Yüzbaşı? rüzgar_keskin: Korkmak? Benim lügatimde öyle bir kelime yok. @matematikci_prenses: Güzel. Çünkü başım dertte galiba. Ve bu derdin formülü sadece sizde var. Mesajı gönderip telefonu yatağa fırlattım. Kalbim deliler gibi çarpıyordu. Yarın sabah okulda Merve ve Caner’in kulaklarını çekecektim ama şimdilik... Yüzbaşı Rüzgar Keskin, henüz bilmese de, tamamen benim çekim alanıma girmişti. Ve bu maçı matematik kazanacaktı.

editor-pick
Dreame-Editor's pick

bc

Unscentable

read
1.8M
bc

He's an Alpha: She doesn't Care

read
709.1K
bc

Claimed by the Biker Giant

read
1.5M
bc

Holiday Hockey Tale: The Icebreaker's Impasse

read
948.3K
bc

A Warrior's Second Chance

read
340.9K
bc

Not just, the Beta

read
338.8K
bc

The Broken Wolf

read
1.1M

Scan code to download app

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook