Gece, Altay ile Öykü’nün odasının kapısını tıkırdattığında Altay içeriden “Gel!” diye seslendi. Tüh, dedi Gece içinden adam burada. Yine de kapıyı açtı, gömlek düğmelerini ilikliyordu Altay. “Kusura bakma,” dedi Gece senli benli, samimi bir dille. “Ben Öykü Hanım’ın gardırobundan giyecekler bir şeyler alacaktım da. Senin işin bitince geleyim.” “Gel kızım gel. Benim işim bitti.” Böyle kızım demesi yok muydu? Can evinden vuruyordu Gece’yi. Altay çıkarken Gece de içeri girdi. Öykü ile aralarındaki boy farkından dolayı pantolon yerine bir elbise seçti gardıroptan. Askılarından bağlaması gerektiyse de boydan elbiseyi üzerine giyinebildi. Banyodaki makineye giysilerini kısa programda atıp çalıştıracakken makinede açık renklilerle yıkanması gereken bir gömlek bulup çıkardı. Onun siyah bluzu b

