O gün Altay hep gergindi. Genel olarak gözden uzakta ve çalışma odasında hiçbir şey yapmayarak geçirdi gününü. Kemal kısa bir ara işe gittiğinde Gece iki çocukla tek başına geçirdiği birkaç saat içinde kendine daha da güvendi. Bu çocuklara bakabileceğine dair yeterlilik hissiydi üzerindeki. Öyle ki ikisini de gündüz uykusuna yatırdığında çocukların odasındaki koltukta kısacık kestirecek zamanı bile buldu. O zamanı çalan ise Kemal oldu. İşlerini halledip aklı evde olduğu için de uzun uzun zaman harcayamamıştı. Kemal’in “Gece!” diye fısıldayışıyla gözlerini aniden açtı. “Siparişlerim geldi.” Uyku sersemiydi kadın, algılayamadı bir anda. “Ne siparişi?” “Senin için sipariş oluşturacağımı söylemiştim. Yatak odasına koydum bakmak ister misin?” “Hangi yatak odasına?” “Bizimkine…” “Bizimkin

