Burcu hadi geç kalıyoruz'' kapının önünde ayakkabılarımı giyerken bir yandan burcuya sesleniyordum. En fazla omuzunun iki parmak yukarısında biten saçları var hala oyalanıyor. ''Geldiiim'' burcuya baktığımda sinirle gözlerimi büyüttüm iki saattir saçlarını yapmasını bekliyorum hanımefendi beresini takmış.''Valla abla hiç öyle bakma hem yakışmamış mı?''Allah'ım beni kardeşlerimle sınama. Neyse ki burcuda ayakkabısını giydikten sonra kapıyı kitleyip merdivenlere yöneldik.4.katta oturuyoruz ve merdivenlerden iniyoruz çünkü bu her fırsatta beni delirten kardeşimin kapalı alan korkusu var.Bırak ben asansörle gideyim diyorum 'Kardeşlik nedir bilir misin?'le başlıyor 'Binmezsen ağlarım bak'la bitiriyor
Apartmandan çıktığımızda direk durağa doğru yürümeye başladık.Kolunu omzuma atan burcu ''Abla biz bu LYS yı nasıl yapıcaz''diye dert yanıyordu. ''Valla siz buğrayla dert yanın,dün gece kriptograflara işi bıraktıracak türden mesajlar atmış peki senin bu ablan naptı dersin bastım engeli,tabi ben öyle yapınca buğra naptı sence'' gülmeye başladı ''Dün geceki sesler sizden mı geliyodu,yazık buğrama ya yine mı içmişti'' kafamı olumlu anlamda salladım.''Allah'tan hemen uyudu'' durağa geldiğimizde çok beklememize gerek kalmadı ve sanırsam şanslı günümüzdeydik otobusteki insanlar bir elin parmaklarını geçmezdi.Koltuklarımıza oturur oturmaz gözlüğümü çıkardım, siyah çerçeveli büyük camlıydı 8 yaşından beri gözlük kullanıyorum ve bu değiştirdiğim ikinci gözlük, fiyatları görünce açık arttırmada 15 kişiyle rekabete giriyormuşum gibi hissediyorum.
Önümde beliren kulaklıkla arkama yaslanıp rahat bi pozisyon aldıktan sonra burcunun uzattığı kulaklığı kulağıma geçirdim, her sabah dinlediği klasiklerdendi yine, gözlerimi kapatıp müziğin rahatlatıcı kollarına bıraktım kendimi.
Burcuyla aramızda sadece 1 yaş var ve birbirimize simamız dışında hiç benzemeyiz o anneme benzerken ben babama benziyordum.Kahve tonlarında kısa saçları vardı pek ciddi bı kız değildi gülmeyi çok sever ama hayatın ona güldüğü pek söylenemez annemin ölümünden sonra değişik bi hastalığı çıktı.Ağlama.Psikoloğun söylediğine göre düşündüğümüzden de ciddi değilmiş durumu canı yansada kolay kolay ağlamaz ama kalbi acıdı mı saatlerce ağladığını bilirim.Psikolog kadın bu durumlarda asla dokunmamızı isterse günlerce ağlayabileceğini söylerdi dediği gibide yapıyoruz.Annemde sonra en geç toparlanan o olmuştu alperen ve abim zorda olsa atlatmıştı ama burcu beni en çok zorlayandı.
Abimlede aramızda 2 var.Başka şehirde üniversitesini bitirme derdindeydi,geçen sene nişanlandı.3 ay sonrada düğünleri var.
Alperen oda benim küçüğüm onunlada aramızda 3 yaş var.Burcu abime benzerken alperenler de bana benzemiş siyah saçları uzun boyu vardı. Benimde siyah kalçama kadar gelen saçlarım vardı genellikle hep topuzdur saçlarım. Sanırsam evimizin en ağır başlısı o.Zor bi ergenliği oldu ama yaşına rağmen çabuk ama hasarlı atlattı.Sinir hastası.Tek mutluluğumuz 1.dereceden olması ilaçlarını aksatmadığı sürece hiçbir sorunumuz yok.2 tanede kötü gün dostumuz var buğra ve sedef.
Buğra,bir insan hiç mi ciddi olmaz yok onda öyle birşey.Onunlan tanışmamız söyleydi;
Eskiden kiloluydu mahalledekilerin alay konusuydu ama kızların, erkeklerin tek kelime demezken kızlar öyle lakaplar takardı ki...Annemle annesi çok yakın dostlardı ama biz dört kardeşte nefret ederdik ondan birgün parkın köşesinde ağlarken bulmuş alperenle burcu koşarak yanıma geldiklerinde herşey o zaman değişti.Onu zayıflattık bizden habersiz yemek yemesin diye aylarca neler cektik abim hariç tabi ağırabiydi nede olsa. Bununla dalga geçen kızlar gün geçtikçe bugraya yakın olmaya çalışıyordu tabi bu kız düşkünü arkadaş geçmişi çabuk unutmuştu ama biz aslaa.O konuylada sedefle burcu ilgilendi kızlara ne söyledilerse buğranın geçtiği sokaktan yürümez oldular.
Sedef oda buğranın kuzeni koyu kahve saçları ve minyon bi yüze sahip ve burcuyla siyam ikizlerinden farkları yok.
Burcunun söylenmesiyle açtım gözlerimi kulaklığı çıkarıp ona baktığımda hararetli hararetli telefonun bişeyler yazıyordu''kim'' diye sordum.''Emre kim olucak sabah sabah adamı deli edicek'' teyzemin oğlu, burcuyu sinir etmek için gelmiş bu duünyaya burcunun altta kalır yanı yok ama bazı yaptıkları adamı çileden çıkarta biliyor. İşin garip tarafı herhangi bi ortamda birinden biri olmayınca merak ederler.
Otobus 20 dakikalık yolculuğun ardından gidiceğimiz yere bırakınca bı oh çektim daha yarım saat vardı 10 dakikada yürüme mesafesi olmasına rağmen acele etmiyorduk.
Burcu etraftan geçen bir kaç insana aldırış etmeden şarkı söylüyordu,bu arada sesi baya iyidir.''Abla ayakkabının bağcığı bağımsızlığını ilan etmiş yine'' ofladım. Kaldırımın üstüne oturup bağlamaya başladım nedir bundan çektiğim? şaka gibi biri açılınca diğeride açılıyordu.Ben canla başla bağcıklarımı bağlarken olanlar oldu,sonbaharın ilk haftalarında yağmur kendini göstermişti ve heryer ıslak ve çamurdu.Önümden geçen araba üstümü tepeden tırnağa çamur etmeyi başarmıştı,sinirden nasıl gözüm döndüyse yerden aldığım içinde biraz su olan şişeyi arabanın arkasından fırlattım ve tam isabet arkasından saydırmaya hazırlanıyordum ki araba durdu.İşte bu olmamamıştı.
Burcuyla gözgöze geldiğimde gözlüğümü hala azalmayan sinirimle çıkardım.Umarım içindeki adamdır,hırpalamak istiyorum birilerini.Arabaya doğru yürürken halam kimsenin çıkmamasına şaşırmıştım,burcu napıcağımı anlamış gibi önüme geçip durdurmaya çalıştı ''Abla bak boşver hem işe geç kalıyoruz''burcuyu iteledim ''ya baksana şuna arabadan inmeye bile tenezül etmiyor'' kesin bi adam bu, kadın olsa ne olursa olsun inerdi o arabadan.Burcu tekrar önüme geçti ''Abla valla ben korkmaya başladım hem adamda inmiyor belaya bulaşmıyalım, lütfen''
''Adam birşey yapmaya kalkarsa kaçarsın,ya bırak baksana üstüme başıma''çantasını gösterdi ''Bak bende ıslak mendil peçete ne ararsan var boşver hadi gidelim'' benim en çok sinirime giden adamın hala inmemesi,burcunun gerçekten korktuğunu sezince durdum etrafa bakındım ''karşı kaldırımdan ara sokağa gidicez arabanın içine göz ucuyla bile bakmıyacaksın'' hızlıca kafasını salladı.Karşıya geçerken son kez baktım arabaya lacivert arka tampondan tahminen ön tamponuna kadar uzanan siyah kalın bi şerit vardı.Kendime sakin olmamı tembihliyerek girdik sokağa.Çok geçmeden o arabada gürültülü bi ses çıkartarak gitti pişman değilim belkide gitseydim başıma bela alabilirmişim.
Neyse ki burcunu yardımlarıyla tertemiz olmuştum bi kaç dakika geç kalsakta cafe ye yetişmiştik.İçeri girdiğimizde sakin sessizdi ortalık, bi kaç kişi sabah kahvelerini içmeye bir kişi kahvaltı yapmaya gelmiş.Gündüzleri bu kadar güzel ve temiz bir yerken geceleri pekte öyle olmuyor.Bara dönüşüyor burası bir kaç kere temizliğe kaldığımda diger barlardan farklıydı burası daha sakindi.Kapının yanındaki askılıktan önlüğümü alırken bir yandan üstümdeki montu çıkarıyordum.''pişt abla hemen bakma ama bi adam sana dikkatlice bakıyor'' omuzlarımı silktim ''Umrumda değil'' benim duyabileceğim bi şekilde konuştu ''Yanlız adam normal bakmıyor sanki çocuklarını gözünün önünde öldürmüşsünde kim yaptı bunu demişsin gibi''gülmekle yüzümü burusturmak arasında gidip geldim şuan o adamı merak etmeye başladım.''Hangi tarafta''
''Yüksek taburelerin olduğu tarafta ama düşmanım olucaksa böyle olsun adam bak ya bunun kapıcısı olmak bile ayrı bi seref veriri insana, valla bak'' burcuya baktım tip tip ''burcu hadi defol ablacım''gülerek ayrıldı yanımdan arkaya mutfak bölümüne geçti.Acaba halam bakıyo muydu şu adam?Önlüğümü kafamdan geçirirken sanki tesadüfen oraya bakıyormuşum gibi yaptım ve, ovv burcunun dediği kadar varmış adam gerçekten yakışıklıymış.Ama o gözler,yine bilmeden birilerinin sevgisini kazanmışım anlaşılan.Tam gözlerimin içine bakıyordu yavaşca arkasına yaslanırken elinde ki kutu kahve bardağını dudaklarına götürdü,ilk defa görüyordum burada ne yaptım da böyle bakıyor adam, burcunun abarttığı kadar bakmıyor tabi ama bu bakışlar hayra alamet degildi. Daha fazla bakmak istemediğim için
Gözlerimi onume diktim mutfaga gidiyordum ki emrah abi baş şefin seslenmesiyle arkamı döndüm.40'ların ortasında saygı duyulacak abilerdendi calıştığım yer baya büyüktü önde 8 garson bakıyor arkada tarafta bahçe kısmında 12 garson görevli ve emrah abi tek başına büyük bi titizliklle burayı yönetiyordu.
''Buyur abi''
''Diğer patronda geldi haberiniz olsun bilmeyenleride bilgilendir''dedi naif bi ses tonuyla,olumlu anlamda kafamı salladım.Tabi ya bugundu,bu cafe de 4 yıla yakındır çalışıyoruz burcuyla,buranın gerçek sahibi bilindik bir iş adamı hobi olsun diye açtığı söyleniyor bu yeri.Bir de bu adamın oğlu için yaptırdığı bi okul var benim babam bana okul yaptıracak ve ben o okulda okumuyacam...hayır hayır gülmemeliyim. Adam bize bu okulda burslu olarak okuma işini teklif etti bizimkiler ısrar etselerde kabul etmedim zenginlerin olduğu bi okulda adımızın torpilli olarak geçmesini istemedim.Bu okulun bursluluk sınavını duyunca, ilk sınava bizimkilerden habersiz katıldım sınav soruları nasıl diye şansta bu ya kazandım ama ne gittim nede bizimkilere bahsettim.Ben burcu ve alperen aynı okulda okuyoduk başları derde girerse tek büyük ben olarak yardımlarına koşuyordum ama başka bi okulda ister istemez kopardı bağlarımız,o sene sınıfta kaldım devamsızlıktan, üzülmedim çünkü burcuyla aynı sınıfta okuma şansım oldu 8.sınıfı aynı sıralarda okuduk.
Oturduğumuz mahalle hiç tekin bir yer değil ve alperenin onlara takılmasından korkuyorduk burcuyla,daha sonra ortaya attığım fikir herkesin dikkatını çekmişti daha iyi bir okulda daha iyi bir ögretimle okuma fırsatı sıcak bakmalarını beklemıyorudum ama gecemızı gunduzumuze katarak o okulda burslu okuma fırsatı sağladık.Benim ve alperenin puanları tahmınımızden iyiydi ama burcu barajda kalmıştı ve biz ayrılmamak için teklifi geri tepmeyi düşünürken adamlar burcuyuda alabileceklerini ama derslerini yüksek tutmasını gerektiğini söyleyince bizden mutlusu yoktu tabı bugra ve sedef durur mu nakillerini o okula aldırmışlardı.Her güzel şeyin kötü yanı olmayacak değil bu sefer okul uniformaları için 3 aylık yaz tatilinde harıl harıl çalıştık, bi pişmanlığımız yok.
️️
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -