Alisa , çaresizce başına gelecekleri bekliyordu. Onur odaya girdiğinde adama nefretle baktı. Onu öldürmek istiyordu. Hayır öldürmek onun için acısız bir ceza olurdu. Daha fazlasını yaşamasını istiyordu. Kendi düştüğü utancı ve çaresizliği yaşamalıydı.
"Alisa görüşmeyeli nasılsın tatlım "
" Nasıl olmamı beklersin. Beş yıldızlı bir otelde tatildeyim sanki. Bir de nasıl olduğumu mu soruyorsun . Piç herif "
Genç adam önlüğünü üzerine giyerken sevimlice gülümsedi elleri bağlı olan kadına.
"Seni üzmek istemezdim ama babam belli Alisacım. "
"Ah , o zaman annen de bir sorun olmalı "
Onur çatala doğru yaklaştı. Buraya keyfi yerinde gelmişken bu kadın nasıl bir anda sinirle dolmasını sağlıyordu hala anlamıyordu. Şimdi gözlerinde şimşekler çakarken Alisaya bakmaya devam etti.
Alisa adamın bozulan yüzüyle kahkaha attı. " Demek sorun annendi. Annen seni sevmediği için mi , bu işi yapıyorsun yoksa. Kadınlardan bu kadar nefret etmen bu yüzden mi Onur "
"Kes sesini ! Senin yerin de olsam benimle iyi geçinirdim güzel göz. Malum , doğuracağın bebeğin hayatı benim ellerimde. "
"Sana iyi davranacağıma şeytanla anlaşırım daha iyi "*
"O zaman o anlaşmayı şimdiden yapsan iyi olur. Buradan kurtulma şansın artık bir tek ona kaldı"
Onur eline eldivenlerini geçirdi.
Sevil hemşireye döndü.
"Her şey hazır mı ?"
"Hazır Onur bey. "
"Güzel " dedi Onur. "Şimdi Alisayı biraz uyutalım ki bize zorluk çıkarmasın değil mi ?"
Uyutulmak ? "Hayır , hayır lanet olasıca yapma tekrar yaşatma bana bunu "
"Ah güzellik çok şanssızsın müşterimiz özellikle siyah saçlı bir kadın istemeseydi belki bir süre daha aklıma gelmezdin ama , elimde ki en güzel siyah saçlı kadın sensin. Diğer müşterilerin tercihi hep sarışın kadınlardan yana . Ne şanssızlık ama değil mi ?"
Hemşire elinin üzerinde ki damar yolundan ilacı verirken kadın başını geriye atıp tavanı izlemeye başladı.
"Buradan çıkarken seni öldüreceğim Onur. Her şeyi unut ama bunu sakın unutma. Buradan çıktığım gün sen bir ölü olacaksın "
"Ah Alisam , istesen de beni öldüremeyeceksin neden biliyor musun ?" Kadın uykuya dalarken adamın son sözlerini duyamadı.
"Çünkü bebeğinin yerini bilen tek kişi ben olacağım. "
Yarım saat içinde aşılama yapılırken , Alisa iki günlük bir uykuya çoktan dalmıştı.
**
İki gün boyunca uyutulan Alisa Uyandırıldı. Uyandığında uzun süredir kaldığı odada olmadığını anlaması uzun sürmedi. Oda da çift kişilik ve tek kişilik iki yatak vardı. Kapı açılıp içeriye başka bir kadın girdiğinde anlamak istercesine kadına baktı. Neredeyse 1.80 boyunda kendisinden bir baş uzun bir kadındı.
"Sonunda uyanabildin ?"
"Neredeyim ? Sen kimsin "
"Hala Onurun mekanındasın. Sadece başka bir hücre burası " dedi kadın yatağın ucuna oturup.
"Peki sen kimsin ?"
"Yeni bakıcın tatlım. Doğuma kadar , bebeğe zarar gelmemesi için beni senin başına dikti. " Alisa yan dönüp ellerini yanağının altında birleştirdi.
"Benden bu kadar çok mu korkuyor "
Kadın bir anda kahkaha atmaya başladığında , Alisa yerinde irkildi. Gözleri kapanmamak için savaş veriyordu. Çok yorgundu. Ruhu yorulmuştu.
"Eh biraz , diyelim. Buradaki en dişli hatun sensin. Bela potansiyelin var "
"Sende bebek bakıcısısın bu durumda " Alisa cevap beklemiyordu. Kadın da cevap vermedi zaten. Aralarında ki sessizlik devam ederken , Alisa omuzuna kadar çekilen çarşafla kadına tekrar baktı.
" Adın ne ?" dedi Alisa. Adı çok mu önemliydi. Ya da burada tutsak olup olmadığı. Sadece seslenebileceği bir isimdi istediği. Tek başına bu hücrede delirmeden önce tek bir isim.
"Adım Leyla "
"Beni yalnız bırak Leyla .. Uyumak istiyorum " Leyla yataktan kalktı. Odanın içinde ki mutfağa yöneldi. Kahve makinasını çalıştırıp tezgah mermerine yaslandı.
"Uzun süredir uyuduğun için yorgun hissediyorsun kendini. Kalk bir duş al ve kendine gel. Yiyecek bir şeyler hazırlayacağım sana "
Alisanın cevabı kadına tekrar sırtını dönmekti.
**
Özgür aradan geçen bir aydan sonra tamamen umudunu yitirmek üzereydi. Öfkesi arşa tırmanmış , yanına kimseyi yaklaştırmaz hale gelmişti. Önüne gelen arkadaşıyla kavga ediyor , kendini kontrol edemiyordu.
En sonun da son ihbardan da eli boş döndüklerinde Amiri tarafından uzaklaştırma almış ve emniyetten çıkmıştı.
Özlemişti ! Özleminden delirmişti. Uyuyamadığı için yüzü çökmüş bedeni zayıflamıştı. Şimdiye kadar onlarca dava çözmüşler , katil yakalamışlardı. Ama Alisa da elleri kolları bağlanmıştı.
Kadın yoktu ! İhbar üzerine yapılan baskınlar da boş çıktığında , acıyan gözlere dayanamamıştu artık.
Arkasından birinin adını seslendiğini duyduğunda durdu.
Cenk koşarak ona geliyordu.
"Bir dur be oğlum ne hızlı çıktın " dedi sık nefeslerinin arasında.
"Ne var ?"
"Bende geliyorum seninle. Kendini toplayana kadar izin aldım " Özgür elinde ki ceketi omzuna atıp Cenk'e aldırmadan arabasına doğru yürümeye başladı.
"Bakıcı istemiyorum Cenk. Defol ! "
"Lan manyak herif sana sordum mu da istemiyorsun. Siktir git ! Bende geliyorum . Bu halde bulamazsın Alisayı. Topla artık kendini. "
Özgür bir anda Cenk'e döndü. Parmağıyla binayı gösterdi.
"Bak oraya. Koca emniyet bulamadı lan Alisayı. Elimizin altında onlarca imkan varken bulamadık. Nişanlım olmasını geç be , o kız polis polis. Bizden biri. Devletin polisi ama yok. Sevdiğim kadın hiçbir yerde yok. Ölüsüne de razıyım artık ama yok " Arabanın lastiğine sert bir tekme attı.
Cenk sessiz kaldı.
Özgürün evine geldiklerinde asansör yerine merdivenleri kullandı genç adam. Hareket etmeden duramıyordu artık. Bedeni dar geliyordu ruhuna. Kendi katına çıktığında kapının önünde ki kadınla yerinde çakılı kaldı.
Tekrar .
Elif yeni komşusu. Bir ay önce onu kafe de gördüğünde bir an kalbi yerinden çıkacak gibi hızlanmış bir dakika sonra hayal kırıklığı koca bir yumru olarak boğazın da kalmıştı. .
Elif Alisaya o kadar çok benziyordu ki. Tekrar nefessiz kaldı genç adam.
Cenk de gördüğü kadınla bir an şaşırsa da bir saniye sonra , kaşlarını çattı.
"Bizi tanıştırmayacak mısın Özgür " dedi cenk. Genç adam Cenk'in sorusuyla kendisine gelirken , gözlerini birkaç saniye kapadı.
"Yeni komşum Elif hanım Cenk "
"Memnun oldum Elif hanım. Ben Cenk Özgürün iş arkadaşıyım " Elif hoşnutsuzluğunu yüzüne yansıtmadan adamın elini sıktı.
"Bende memnun oldum cenk bey. Özgürü merak etmiştim belki kahve içeriz demiştim ama "
Cenk Özgüre ters bir bakış attı. " Belki sonra içerisiniz. Şimdi ben sizin yerine komşunuzu teselli ederim merak etmeyin. Bana Emanet " Elif bir şey söylemeden kafasını salladı. Adamın onu inceleyen gözleri altında karşı daireye geçti.
Bu adamın varlığı hiç iyi olmamıştı. Neredeyse Özgür istediği kıvama gelmişti. Ona mesafeli davransa da onu gördüğünde hala birkaç saniye donuyordu. Onda hala Alisayı gördüğünden emindi. Alisayı özledikçe ona yaklaşacaktı. Bunun için elinden gelenin fazlasını yapmak zorundaydı .
Eve girdiklerinde Cenk sertçe kapıyı kapattı. " Kim bu kadın " dedi .
"Tanıştırdım ya yeni komşum işte " Cenk'in yüzünde alaylı bir gülümseme oluşurken adama ciddi misin bakışı attı.
Özgür üçlü koltuğa oturup başını geriye yasladı.
"Hadi ya , bu kadın nereden çıktı şimdi. Tam da Alisa'nın kaybolduğu zaman da , neredeyse onun kopyası olan biri karşı dairene taşınıyor . Sende komşuculuk mu oynuyorsun lan "
"cenk ne diyorsun sen ? Kız anaokul öğretmeni .Aklından ne geçiyor senin "
"İsterse bebek bakıcısı olsun. O kadında garip bir şey var . Dikkat et "
"Hı hı " deyip koltuğa iyice yerleşti Özgür.
"Allah'ın malı. Sonunda uyudun kaldın şükür "
**
Leyla tek odalı hücre de Alisa'nın dibinden ayrılmıyordu. Gözleri sürekli kızın üzerindeydi.
"Çek gözlerini benden Leyla , ışınlanma daha icat edilmedi. Duvarlardan geçebilme gibi bir yeteneğimde yok " dedi alaylı bir sesle.
Leyla gözlerini devirdi. "Sana o fantastik kitapları getirmemeliydim " dedi hoşnutsuzca.
"Sessiz ol, kitap okuyorum " deyip kaldığı yerden okumaya devam etti. Yirmi gündür Leylayla aynı hücrede kalıyordu. Yirmi gün daha geçmişti burada olalı. Bir ayı aşkın süredir , Onuru görmemiş delirmemek için ona verilen her şeye sarılmıştı. Sürekli bir şeyler okumuş düşünmemeye çalışmıştı.
Tekrar kitaba daldığında odanın kapısı dışarıdan açıldı. Aynı his. Aynı korku midesinde düğümlenirken içeri hemşire ve iki adam girdi.
"Kan almamız lazım Alisa hanım " Hemşire Alisaya yaklaştı.
Alisa Elinde ki kitabı kapatıp sıkıca kavradı. " Vermezsem "
"Zor kullanmak zorunda kalırız sizde bunu istemezsiniz. Her seferinde üzerine siz oluyorsunuz " Hemşirenin alaycı sözleriyle ayağa kalktı Alisa.
Günlerdir içinde biriken öfke bir an da yüzeye çıkmıştı. Leylaya kısa bir bakış attı. Kadın sandalye de bacak bacak üzerine atmış kahvesini yudumluyordu.
"Gel ve al o zaman "
Hemşire kan almak için Alisanın eline uzandığında Alisa elinde sıkıca kavradığı kitabın sırtı bölümünü hemşirenin burnuna hızlıca vurdu. Kadının burnunda fışkıran kan kendi üzerine de sıçramıştı.
"Seni lanet orospu , bunun hesabını vereceksin " Genç kadın omuz silkti. Üzülmüştü gerçekten de ..
Sabah başladığı kitabı oldukça beğenmişti , ve şimdi kitabın çoğu yerine kan damlamıştı.
"Bunu nasıl yapmayı planlıyorsun , Cemre'cim. Beni Onura mı şikayet edeceksin , yoksa dövecek misin ? Bak bunu denemeni gerçekten isterim , işte. Sana karşılık vereceğimden değil , eğer karnım da bir bebek varsa ondan kurtulmak için . Durma hadi " dedi kollarını iki yana açarak. " Vur bana "
Cemre kanlı yüzüyle nefretle baktı kadına. "O karnında ki piç doğduğun da Alisa, o istemediğin bebeğin kokusunu aldığında , kollarından zevkle alacağım o bebeği." Deyip odadan çıktı.
Alisa Leylaya döndü. " Neden herkes beni bununla tehdit ediyor ki. "
"Annelik duygusu. En lanet kadın bile bebeğinden ayrılmak istemez. "
Alisa omuz silkti. Raftan başka bir kitap alıp yatağa tekrar yerleşti.
"Onlara bebeği vereceğimi kim söyledi "