Didê saatlerdir bekliyordu yoğun bakım önünde. Hüsna hanımın son söylediği sözler, gözlerinin önünde kanlar içinde yatan kadının görüntüsü çıkmıyordu bir türlü aklından. “Lilân gibi olacaksın, onu öldürdüler seni de öldürecekler.” demişti. Ne demekti bu? -“Kim neden öldürmüş olsun ki hasta kadını.?” diye mırıldandı sessizce.. -“Ölme Hüsna hanım.. Şimdi değil ölme sakın.” diyip baktı camın ardından içeride yatan kadına. Odadan çıkan doktoru görmesiyle koşar adımlarla gitti doktorun yanına; -“Nasıl ? İyi olacak demi?” diyip baktı doktora umutla. -“Şu an bişey söylemek için erken Didê hanım. Tekrar geçmiş olsun.” diyip giden doktorun ardından oflayarak oturdu sandalyeye. Elinde su şişesi ile gelen adamı görmesiyle başını çevirip baktı Adâr’a.. -“Gitmemişsin..!” dedi ima dolu sesiyle

