BURADAN KAÇMAM LAZIM

1025 Words
Bu adam sabahki adamdı. Karan Korhan; -Seni korkutmadan arabama gidelim istiyorum. Lütfen eşyalarını topla. Sesindeki emirle ayağa kalktı ve elini 'Geç.' dercesine uzattı. Ben; -Evime nasıl girdin? Olduğum yerde duruyordum ve yüzüne bakıyordum. Kararlı ve titretmediğim sesimle ona hesap sorarcasına bakıyordum. Karan Korhan; -Lütfen, eşyalarını topla. Tüm sorularını evimize gidince detaylı bir şekilde konuşuruz güzelim. Bir anda gülmeye başladım. Ukala tavırları karşısında ciddi duramıyacak kadar komik davranıyordu. Ciddi bakışlarını üzerimde gezdirdi. İç çekip üstüme yürümeye başladı. -Sanırım fazla iyi davrandım. Yürü! Kolumdan tutup sertçe çekmeye başladı karşı koymaya çalışıyordum. -Aptal mısın sen! Napıyorsun polisi aramadan evimden defol! Kolumu elinden sertçe çekip kurtardım ve dış kapıya yöneldim. -Aptal olan sensin! Tekrardan koluma yapışıp çekmeye ve beni sürüklemeye başladı bu sefer karşı koyamayacak kadar sert davranıyordu. -Canım yanıyor! İmdat evimde hırsız var! Bağırdıkça bağırıyordum eliyle ağzımı kapatıp sürüklemeye başladı. Hiç bir şey söylemeden çekiştiriyordu. Nefes alamıycak kadar ağzımı kapatmış, eli o kadar büyüktü ki burnumu da kapatıyordu. Ben de can havliyle çırpınıyordum. -Senin anladığın dilden konuşalım o zaman. Daha ne olduğunu anlamadan cebinden çıkardığı bir şeyle burnumu kapattı ve çırpınışlarıma hiç umursamadan beni yere oturttu. Nefes aldıkça gücüm düştü bilincim giderken beni yavaşca salıyordu tek hatırladığım şey beni yere yavaşca bırakışıydı. Ne kadar süre geçtiğini bilmediğim bir anda uyandım. Odaya vuran ışık daha sabahın ilk ışıkları olduğunu belli edercesineydi. Tüm vücudum sızlıyordu ve yorgundum. Yavaşca yattığım yatakta doğruldum. Üstüme baktım. Dün geceki kıyafetlerimleydim. Kendimi kontrol ettim, bağlanmamıştım ve zorlanma izleri yoktu üzerimde. Üstümdeki pikeyi atıp ayağa kalktım. Başım döndü ve duvara tutundum gözlerim kararıyordu. Kendime bir kaç saniye zaman tanıdım ve tekrar hareket ettim. Odanın kapısını yavaşca açtım ve dışarı çıktım. Salon olduğunu düşündüğüm bölüme doğru merdivenlerden inip yürüdüm. O Karan Korhan'dı. Beni kaçıran ve salak salak şeyler söyleyen adamdı. Salona varınca etrafa bakıp kapı aradım. Nihayet bulduğum kapıya yöneldim ve açmaya çalıştım. Siktir kapı kilitli. Kapıyı zorladıkça zorladım ve salonda bir ses yükseldi. Telefon sesiydi. Sesin geldiği yöne hızla yöneldim ve bir cep telefonu gözüme ilişti. Üstünde 'Kocam' yazan biri arıyordu. Hemen açtım telefonu. Karşıdan gelen sesle donup kaldım. -Zorlama ve canımı sıkma. Akşamı bekle gelicem. Şuan iş yerindeyim ve her hareketini evdeki kameralarla izliyorum. Uslu durmanı tavsiye ediyorum. İşleri zorlaştırma güzelim. Bağırarak cevap verdim. -Benden ne istiyorsun da getirdin buraya kilitledin? Buna adam kaçırma denir ne yaptığının farkında mısın sen gerizekalı adam! İç çekme sesinden sonra tekrar konuştu. -Akşamı bekle anlatıcam. Ben daha cevap vermeden telefonu yüzüme kapattı. Akşama daha ne kadar vardı da bekliycektim bu adamı? Etrafa bakındım telefondan 112 yi aradım fakat telefon hiç bir şekilde çalmadı. Telefonu aldığım yere geri bıraktım ve kaçabileceğim her yere bakmaya koyuldum. Başka bir odaya yöneldim ve mutfağa girdiğimi fark ettim. Kahvaltı hazırlanmış ve masaya konulmuştu. Mutfağın cam kapılarını kontrol ettim ve açılmadı. Evin teker teker odalarını gezdim. Her oda çok lüks bir şekilde dekore edilmiş en lüks eşyalar kullanılmıştı. Bu evde ne arıyordum ben. O adamın benimle ne gibi bir sorunu vardı da buradaydım. Akşamı beklemekten başka şansım olmadığını anlayınca odama geri çıktım. Uyandığım yatağa geri girip uyumak için kendimi zorladım. Gözlerimi açtığımda hava iyice kararmıştı. Beklenen ana yaklaşmıştım. Yatağımdan doğrulup kalktım. Tekrar telefonun bulunduğu salona doğru yol aldım. Salona varınca telefonu elime aldım. O pislik tam tamına 7 kez aramış ve duymamıştım. Verdiği ilaçtan dolayı bünyem hala etkisindeydi. Bir anda kapı kilit sesi duyuldu hızla kapı açıldı. O adam buraya gelmişti elindeki köpeğiyle içeriye geçti. Köpeği kapının dibindeki ilk odaya soktu. Anahtarları kapının dibindeki portmantoya koyup bana doğru yöneldi. -Uyuduğunu biliyorum. Uyandırmak istedim fakat ilaç fazla ağır geldi o kırılgan bağışıklığına. Yüzündeki samimi sırıtışına hiç aldırmadan konuştum. -Buraya niye getirdin benimle ne derdin var? Koltuğa oturdu ve otur diye işaret verdi. Karşısına hemen oturdum. Duyacaklarım önemliydi. -Evlenmek istiyorum. Uzun zamandır hem de. Seninle. O yüzden bu mesafeye bir son verdim ve seni yanıma aldım. Senin kararların yüzünden peşinden buralara geldim. Burada bir yuva kurdum. En iyisini senin için seçtim. Seni 5 senedir takip ediyorum. Sana aşığım Damla. Ayağa fırladım. Saçlarımı çekiştirmeye başladım ve ağlayarak cevap verdim. -Sen benimle dalga mı geçiyorsun? Ne evlenmesi ne takibi ne aşkı? Gitmek istiyorum ve senide istemiyorum. Ver anahtarı allahın belası! Portmantoya koşmaya başladım. Arkamdan bir hışımla kalkıp peşimden koşmaya başladı. Aldığım anahtarla kapıya sokmaya çalışırken arkamdan sarıldı bana sımsıkı. -Çok denedim Damla olmuyor. Uzak durmak istedim ama yapamıyorum. Bu ateşte yanıcaksın. Bana zaman ver sen de aşık olacaksın bana Söz veriyorum. Kendimi ellerinden kurtarmaya çalıştıkça sıktı beni. Elimden anahtarı alıp uzağa yere fırlattı. Kendine döndürüp sarıldı bana. Ben de onun sırtına vurmaya başladım çırpınıp kurtulmaya çalıştım. Kendimi yere saldığımda beni salmadı. Ellerim belinden kemer kısmına kadar indiğinde elim bir şeyi tuttu. Bu bir silahtı. Korkup kendimi çok hızlı bir şekilde geriye çektim. O kadar hızlı çektim ki ellerinden sıyrılıverdim. Portmantoya vurup üstündeki abajuru devirip kırdım. Ağlamaya başladım. -Beni öldürüceksin. Allah kahretsin ki ölmek istemiyorum. Nolursun sal beni. Yüzüme yanaştı gözyaşlarımı sildi ben çırpınmaktan helak olmuştum. Saçlarımı okşadı. -Seni öldürmem. Sensizlikle sınama beni canım yanarsa canın yanar Damla! Yavaşca ayağa kalktım o da benle bir kalktı. -Yemeğini ye odana git uyu dinlen. Hala ilaç etkisindesin yorgunsun. Hızla yanından uzaklaştım. Mutfağa girdim. Peşimden geldi. -Korkuyorsun görüyorum. Bunlar da geçicek merak etme. İki lokma bir şey atıştırıp odaya gittim. Anahtarla odayı kilitleyip yatağa girdim. Bu pislik adamdan kurtulmam lazımdı. Ben bu adama ne aşık olurum ne severim ne hoşlanırım. O silahla bu evin içinde benimle muhattapken olmaz. Asla olmaz. Ben kimseyi sevmek de istemiyordum evlenmek de. Ailem naptı beni aradı mı sordu mu ulaşamayınca ne hissettiler ortalığı birbirine katmışlardır diye düşüne düşüne kahroldum. Gece saat kaç oldu bilmiyorum. Odayı kurcalamaya başladım. Çekmecelerin birinde içtiğim sigaradan paket paket alınmıştı bir tane de çakmak konulmuştu. Bir tanesini aldım ve cama yöneldim camı açtım. Sanırım yerden 20metre yükseklikteydim. Aşağıya bakmadan sigaramı içmeye koyuldum. İçtikçe içtim bir paketin sonuna geliyordum. Düşündükçe düşündüm ne yapsam diye. Gece yarısı olunca aşağıya indim sessizce. Her hareketim çok yavaş ve temkinliydi. Mutfağa gelip kapısını kilitledim. Kimsenin gelmediğinden emin olup sandalyeyi elime aldım. Aklımdaki fikir açıktı. Sandalyeyle camı indirip kaçıcaktım. Bütün gücümle koşup sandalyeyi cama fırlattım. Anında tuzla buz olan cam önümde erimişti resmen. Cam parçalarına aldırmadan koşmaya başladım. Arkamdan gelen sesleri duymuştum. O hala buradaydı ve mutfağın kapısını kırmaya çalışıyordu. Hadi Damla bunu yaparsın. Ne olursa olsun buradan kaçmam lazım.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD