O günden sonra onunla konuşmaya devam ettik.Birbirimize komik şeyler atıyorduk sohbet ediyorduk. Yaz ve Ömer . Bu ikisi insan ruhuna o kadar iyi geliyordu ki. Onun varlığı bana bir şeyleri başarabilme dayanma gücü veriyordu sanki.Onunlayken ay daha parlaktı, çiçekler daha güzel ve başka kokuyordu yediğim yemek bile daha güzel geliyordu.
Ömer bana her zamankinden daha iyi davranıyordu. Yüz yüze görüşemesek bile sürekli arayıp konuşuyorduk.Ama bazen bana çok iyi davranırken bir anda sinirli cevap veriyordu.Bu aralar çok dikkatimi çekmeye başlamıştı.
Yine bir akşam nöbete gelmiştim.Kızlar ile işleri bitirmiş oturuyorduk.Aynı anda Ömer ile de sohbet ediyordum.Sonra Ömer bir anda mesajlara cevap vermemeye başladı.Uyumuştur diye düşündüm ama saat onun için erkendi.
Kızlardan bir tanesi telaşla yanımıza geldi.Yüzü bembeyaz olmuştu.
“Ne oldu merve”
“Kızlar az önce nişanlım ile konuşuyordum. Darbe olmuş.Biz burda olduğumuz için haberimiz yok ama dışarısı çok kötü.Her yerde askerler var halk sokağa çıkmış.”
“Ne diyorsun sen ya” dedim korkuyla.
Hemen babamı aradım babam çalışıyordu dışardaydı.Annem ve kardeşim de evde yalnızdı.
“Baba darbe olmuş”
“Evet kızım şimdi iş yerinde içeriye girdik askeriyenin ordan silah sıkıyorlar.Sen en güvenli yerdesin ne olursa olsun hastaneye birşey olmaz!” Dedi
Ya ben hayatımda darbe mi gördüm ne olduğunu nerden bileyim.Annem ve kardeşimi aradım onlar evde iyilerdi.Sokaktan tanklar geçiyordu. Ben hala Ömer’e ulaşamamıştım hatlar kesilmeye başladı.İnternet erişimi gitmişti ve ben delirmek üzereydim.
Sakin kalmaya çalışıyordum.Sokağa çıkma yasağı başlamıştı. Kızlarla öylece bekledik.Bir haber ya da başka bir şey bilmiyorum.
Hastanenin eczanesine inip ilaç almam gerekiyordu.Bir alt kattaydı.Bizim kızlara haber verip ben eczaneye iniyorum dedim.
Eczanede yusuf abi vardı o gece nöbetçi bizim hemşire ablalardan biriyle evli servisin eniştesiydi yani. Tanırdık birbirimizi ve abi kardeş gibi aramız iyiydi.
İçeriye girdim.
“Abi ne oluyor böyle ? “ dedim
“Vallahi ahsen bilmiyorum kaldım bende burda özlem evde aklım da onda annemlere git diyorum gitmiyor.” Dedi
“Sokağa çıkma yasağı” var dedim.
“Yok annemlerin evi yakın da ulaşamıyorum işte”
“Hatlar kesildi “ dedim
“Aynen o yüzden ulaşamıyorum aklım kaldı” dedi.
“Bende benimkine ulaşamadım “ dedim.
“Seninki kim kız ?” Dedi bana gülerek. Bütün hastane farkında bilmiyor olamazdı ki özlem abla kesin söylemiştir diye düşündüm.
“Bilmiyor musun” dedim.
“ Yok bilsem neden sorayım” dedi.”
“ bilmiyorsan boşver kalsın” deyip güldüm.
“Ya söyle işte tanıdığımız biri mi ? “ dedi.
“ evet eskiden burda çalışan bir Ömer vardı ya” dedim
“Hmm” dedi ama yüzü düşmüştü az önce gülerken şimdi hortlak görmüş gibi oldu.
“ ne oldu abi çok sevmiyorsun galiba “
“Yok ondan değil” dedi.
“Neden böyle oldu yüzün” dedim
“Hiç ama bana sorarsan abin olarak görüyorsan beni yol yakınken vazgeç” dedi.
“Nasıl yani anlamadım”
“Yani diyorum ki o çocuktan olmaz uzak dur!”
Çok net ve kesin konuşuyordu.Hiç bu kadar ciddi görmemiştim onu. Gerilmişti klavye ile yazı yazarken ekrana bakıyordu sadece. Bende oturmuş bana biraz daha açıklama yapması için yüzüne bakıyordum.
“Bildiğin bir şey mi var?” Dedim
Cevap vermedi.Bildiği bir şey kesin vardı.Bu bildiği şey ne ise benimde hiç hoşuma gitmeyeceğini biliyordum.
“Abi söyle işte!”
“Benden duymanı istemem ona sor ! “ dedi.
Neyi soracaktım ben ona onu bile bilmiyordum.
“Neyi soracam abi” dedim.
“İşten neden atıldığını!” Dedi.
İşten atılmış ve ben bunu bilmiyordum istifa ettiğini söylemişlerdi bana.İçime bir korku düştü o an. Burnuma çok pis kokular gelmeye başlamıştı. Aklıma gelen bin tane felaket senaryosu vardı. Her biri de birbirinden kötüydü.
“ Abi bu kadar söyledin devamını da anlatsana” dedim.Israr etmeye de devam ediyordum bu neyse hemen öğrenmeliydim.
Bana döndü kararlı bir şekilde galiba söyleyecekti.
“Neden gitti sence? “ dedi bana.
“Ben nerden bileyim kız mevzusu falan mı odada biriyle mi basıldı ? Ya da hasta yakını mı dövdü? “
“Hayır öyle bir şey deği” dedi.
İyi bari en azından hasta odasında bir kızla basılmamış.
“Daha da kötüsü” dedi.
Başım ve saç diplerim buz gibi olmuştu hissediyordum.Karnıma sancı giriyordu ve ellerim soğumuş tırnaklarım morarmaya başlamıştı.İçimi kaplayan korku bütün bedenimi ele geçiriyordu.
Düşündüm ne olabileceğini düşündüm.Bir anda gidişi ne olabilirdi ki . Hastaneden atılacak kadar ne yapmış olabilirdi. Parçalar geldi gözümün önüne. Kendi kendime sessizce sayıyordum.
Dengesiz halleri, ani sinirlenmeleri, göz altlarının giderek morarması, kollarındaki geçmeyen morluklar….
Sonra ben bunları sayarken yusuf abiye bakıyordum gözleri bana acır gibi bakıyordu.
Gözlerim dolmuş ağlamak üzereydim.Kafasını sağa sola üzülerek salladı
“Bba-ğımlı mıydı?”
Tek seferde söyleyemedim beynim reddediyordu.Ona bunu yakıştırmamı reddedip benim ağzımdan çıkmasını engelliyordu.İnsan nasıl yakıştırır nasıl kondururdu canından çok sevdiği uğruna her şeyini vereceği birine bunu nasıl kondururdu.
Yusuf abinin suratına baktım” hayır “desin diye onaylamasın diye “saçmalama sende abarttın” desin diye baktım.
Kafasını onaylar gibi salladı.
“Öyleydi “ dedi.
Bir dakika kadar boş boş önüme baktım.Elleri aklıma geldi yüzü aklıma geldi ben nasıl anlamamıştım. Ben nasıl görmemiştim.
Ya şimdi ne olacaktı. Ona ne olacaktı.
“Ne olacak yani şimdi “ dedim.
“ ahsen hastalığı daha doğrusu bağımlılığı çok ileri seviyede tedavi olması gerekiyor ama o bunu reddediyor” dedi
“ tedavi olması lazım “ dedim
“ istemiyor böyle giderse 1 2 yıla yüksek dozdan kendini öldürür !” Dedi
Söylemesi çok kolaydı ama düşünmesi. Onun öldüğünü değil düşünmek aklımın 10 metre yanından bile geçirmezdim.
O yaşamazsa ben de yaşamazdım.
o sırada telefon çaldı eczanenin telefonu çaldı.
Bizim kızlar yukardan arıyorlardı.Telefonumu yukarda bırakmıştım ve babam aramıştı. Bana haber vermek için aramışlardı.
“Tamam geliyorum” dedikten sonra ayağa kalktım ama ayaklarım beni taşımıyordu.Zorla da olsa ayağa kalkıp yürümeye çalıştım.Arkadan bir ses geldi
“Aklın varsa uzak dur ondan.Valla krize girdi mi yanında olunca seni bile öldürür! “ dedi.
Yutkunamadım. O benim kılıma bile zarar veremezdi. Eskiden veremezdi ama şimdi.
O tanıdığım adam aynı mıydı ya da bedeninin kontrolü artık kendinde miydi?
Kafamı sallayıp çıktım ordan yukarı çıkınca babamı aradım babam birşeyler diyordu ama ben algılamıyordum
“ efendim baba anlamadım “dedim
“Kızım darbe bitmiş kontrol altına almışlar düzeldi her şey korkmayın dışarısı iyi şu an” dedi
“Darbe mi” dedim. Unutmuştum belki de benim yaşadığım kadar büyük olmadığı için aklımdan çıkmıştı.
Sahi bu benim şu anda umutlarıma aldığım şeyin adı da aynı değil miydi?
“DARBE”