Ömer
Muğla’ ya gelince biraz da olsa bana iyi gelecekti bu kullandığım ilaçları artık bulamıyordum ve sürekli yoksunluk sendromuna gidiyordum.
Burda yanımda biri olurken belki benim için daha kolay olurdu her şey.
Kuzenlerime durumu anlatmıştım. Aramız çok iyiydi kardeş gibi büyüdük. Bu kötü günümde de beni yalnız bırakmayacaklarını biliyordum.
Otogardan beni almaya gelmişlerdi. Onları görünce kocaman sarılmak istedim. Kendime belli etmesem bile yalnızdım. Çok yalnızdım.
Beraber eve geçtik hava çok sıcaktı. Üstümü çıkarıp evde üstsüz gezmeye başladım.
Bizimkilerle sohbet muhabbet serken bir tane gazoz alıp içiyordum. Balkona çıkmıştık ev genişti iki katlıydı ve tam bir yazlık evdi.
Gazozumu içmeye devam ederken içeriden iki tane çıkan kızla neye uğradığımı şaşırdım.
Biri kızıl saçlı beyaz tenli minyon tipli bir kızdı.
Diğeri ise sarışın mavi lensli ve dövmeleri olan bir kız. Dövmeyi iki göğüsünün ortasına yaptırınca baya dikkat çekici olmuştu.
Benim diyen karşı koyamayacağı kızlardı.Kızların nerden çıktığını anlamaya çalışırken niyaziye baktım. Pis pis gülüyordu tam bir ibne.
“Ömer tanıştırayım bu benim en yakın arkadaşım Funda ve onun kankası eda. Tatile gelmişlerdi bir iki gün bende kalacaklar ben sana söylemeyi unuttum.”
Bunu söylerken bile hiç inandırıcı değildi. Unutmamıştı bu kızların burda olduğunu bilerek söylemedi.
Yıllardır benim bakir olmama takık bir şekilde bana kız ayarlamaya çalışıyorlardı. Ben istemedikçe de üstüme geliyorlardı.
Belki insanlara saçma gelecek ama ben bunun özel olması gerektiğini düşünüyordum onların aksine.
Bir insan kalbini sevmediği birinin bedenine dokunmak istemezdi.Dışardan her gün bir kızla beraber olan bir tip gibi dursam da kimse ile beraber olmamıştım.
Onlar bunu değiştirip milli olmamı son iki yıldır bekliyorlardı. Niyazi ile resmen gözlerimiz ile anlaşıyorduk ona bunun imkansız olduğunu söyledim.
O da bana “ bekle görcez “ bakışları atıyordu.
Kızlara gelince kızların birisi özellikle kızıl olan bana ısrarla iş atıyordu. Hatta yiyecek gibi bakıyordu. Nedenini merak edince üstüm geldi aklıma. Çıplaktım
Hemen içeri geçip üzerime bir şeyler giydim ardından denize girip dolaşmıştık.
Aklım hala minikteydi. Acaba ne yapıyordu?
Banane ne yaptığından artık ondan uzak durmalıydım bu durumum düzelene kadar.Ona söylemedim tedaviye başlayacaktım ama ne kadar süreceğini bilmiyordum doktorlar 1 yıl diyorlardı.
Verecekleri ilaçların sendromun etkilerini azaltacağını söylüyorlar ama bazen ani sinirlenme kendini kaybetme durumları da olabiliyordu.
Bunları düşünürken mesaj geldi ondan cevap vermedim. Umutlanmaması ve belki de beni silip yoluna bakması lazımdı.
Ama ben onu çok özlemiştim.
Dünya kadar kız vardı etrafımda ama ben onu istiyordum.
Onu özledikçe içtim onu özledikçe daha çok içmeye başladım en son herkesi iki kişi görmeye başlamıştım.
Sarhoştum ve farkındaydım.
Sonra bir kişi koluma girdi. Kızıl saçlı kız
“Hadi gel gidelim” dedi.
“Nereye ya sen kimsin “ dedim yamuk ağızla.
“Diğerleri burda kalacakmış bende eve gidiyorum gel gidelim “ dedi. Ve bende onunla gitmeye devam ettim.
Taksiye binip evin yolunu tuttuk. Ara ara başım dönüyordu uykum geliyordu ama hala biraz ayıktım.
Sonra kapıyı açıp eve girdik. Kolumun altına girmiş ondan destek alıyordum.Işığı açıp beni yatağa yatırdı. Bağırmaya başladığımı hatırlıyorum
“Ahsenn gel çok özledim seni” ağlamaklı bir şekilde bağırıyordum.
Sonra Ahsen’in sesini duydum.
“Geldim yanındayım” dedi.
Yatakta doğruldum burdaydı üstünde beyaz bir gömlek altında kot bir sort vardı saçları da kısalmıştı sanki.
Ama çok güzel görünüyordu.
Bana doğru yaklaştı. Ağlamaklı bir sesle “seni çok özledim ne olur gitme benimle kal” dedim belki de ağlıyordum.
Yüzüme yaklaştı yaklaştıkça gözlerimiz birbirine değiyordu. Burnumu burnuna değdirdim.
“Yanındayım kalacam merak etme” dedim.
O minicik yüzünü ellerimin içine almıştım “seni çok seviyorum “ deyip yaklaştım dudaklarına. Öpmeden sadece dokunuyordum. Beynime kanlar fışkırıyordu sanki. Yutkunduğunu duydum. Onu çok istiyordum. Dudaklarımız yaklaşınca öpüşmeye başladık. nefes alıyordum sanki. Öpüşmemizi ilerletince elleri boynuma indi. Dokunduğu yerler yanıyordu sanki. Ellerini yüzüme koydu ardından. Defalarca ellerinin avcunun içini öptüm
“Gitme” dedim fısıldayarak.
“Ben hep seninleyim “ dedi.
Ellerini boynumdan düğmelerime getirdi. Düğmeleri tek tek açarken göğsüme değen elleri beni daha çok yakıyordu. Gömleği omuzlarımdan çıkarıp elleriyle omzumu sıktı .
Yatakta beni yatırıp üstüme geldi saçları öpüşürken yüzüme düşüyordu. Elleriyle göğsümden destek almıştı o anda üstümde doğtuldu.
Melek gibiydi. Hayal gibi hatta hayalimden de güzel.
“Beni istiyor musun “ dedi bana.
İstiyordum hem de herşeyden çok.
“ evet istiyorum” dedim üstümde doğrulup gömleğinin düğmelerine uzandı onları tek tel açarken kalkan erkekliğim hissedilmeyecek gibi değildi. Üstünde hareket ettikçe ben deliriyordum.
Düğmeleri yavaş yavaş açmaya başladı. Açıkta kalan bacaklarına dokundum tam o sırada altımdaki şortu çıkarmak için eğildi. Şort ayaklarımdan çıkarken bende 1 gram beyin kalmamıştı. Aklımı almıştı. Elleriyle bacaklarımdan okşaya okşaya tekrar yukarı geldi.
Elleri karnımda ve göğsümde dolanırken bana gülümseyerek bakıyordu. Sadece sütyenle kalmıştı.
Onu çıkarmak için uzanıyordum o sırada boynuma yaklaşmıştım. Boynunu öpmek için. Kokusunu içime çekmek için.
Kokusunu alamadım .
“Hadi ya seni mi bekleyecem” diye duyduğum sesle ayıldım.
Ahsen yoktu ve o kızıl kız üstümde yarı çıplaktı işin garip kısmı ben de yarı çıplaktım.
“Ahsen “ diyerek etrafıma baktım.
“Ahsen yok eda benim adım “ deyip kafasını bir o yana bir bu yana salladı.
“Sen kimsin ya “ diye kızı ittirip hemen kalktım o yataktan her yerde şortumu arıyordum.
Sarhoştum ama yine de ayakta durabilmiştim.
“Bu gecelik ahsen “ diyen pişkin kıza baktım iğrenir gibi.
Hiç benim tipim değildi ayrıca. Niyazi yaktım seni dedim içimden. Odadan çıkıp diğer balkona geçtim hemen. Kendime bir kahve yaptım ayılmak için.
Ayılmıştım ama ayıldıkça ahsenin o hayali beni sarhoş ediyordu. Hayali böyleyse gerçeği canımı alırdı. Uzun uzun seyrettim yıldızları .Belki o da bir yerde beni düşünüyordur.
Saat gecenin üçü ve ben burda onu özlüyorum.
Ve bir şarkı dudaklarımda “ sende benim kadar gerçekleri görüyorsun beraber olamayız benim gibi biliyorsun”