"Elçin. Elçin. Elçincim. Canım aplam. Ay nasıl da güzeller güzeli. Yahu sırıtıp durma da, anlat!" "Ne sırıtması be. Aa!" "Ağzın kulaklarında. Sırıtmıyorsan, botoks yaptırdın demektir. Bu yaşta. Ayıp. Pü" "Of Ekin ya!" "Bak, dayım attı bombayı ortaya, tek laf etmedi bir daha da. Hayır, tehdit de etti, gidip soramıyorum. Allah'ını seven anlatsın, çatlayacağim burda yahu! Boyum çekti meraktan." Hâlâ sırıtmaya devam ediyordu. Ama, bana mı, yoksa olağan mı, anlamamıştım bu kez. Çünkü, eve geldiğimizden beri böyleydi kendileri. "Nolurrrrr, lütfennn. Ölcem ya." "Ya dur. Ben de atlatmaya çalışıyorum şoku." "Nasıl?" Derin bir nefes aldı. Sonra aynı şekilde bıraktı. "Acıttı bu." deyip protezini çıkarttı, yanına koydu. Yatağa biraz daha yayılıp, arkasına yaslandıktan sonra "Bana, anlattığı

