Geçmişin ağları hayatı sardığında kurtulmak için ya o ağı koparır atarsın ya da onunla yaşamayı öğrenir şikayet etmekten vaz geçersin. Alparslan da karşısındaki kapıya bakarken ya koparıp atacak ya da hayatına katacaktı. Hale ise sevdiği adamın elini sıkı sıkıya tutmuş sessizce yanındayım demek istiyordu. Sonunda büyük elini kaldırıp yumruk yaptı ve kapıyı tıklattı. İçeriden yorgun bir ses "Girin" dediğinde içine büyükçe bir nefes çekti. Ciğerleri bu nefes için sanki savaş veriyormuş gibiydi. Kapıyı aralayıp içeri girdiklerinde gözleri çökmüş omuzları düşmüş kadın tüm yıkılmışlığı ile karşılarındaydı. Yüreğinin ucunda hissettiği sızı genç adamın kaçlarını çatmasını sağlarken avucundaki eli biraz daha sıktı. Güç almak istiyordu. Alparslan Tuğra otuz beş yaşında ve karanlık işlerin adamı ol

