“Artuk amcam be! Hep derim Orta Asya’dan gelenler misafirperver ve sevgi doludur. Yerim ben onun kaytan bıyıklarını, kaykay olur oradan kayarım!” dediğimde Bora’nın yüzünde mimik oynamamıştı. Bora’ya ne olduğunu bir türlü anlamıyordum. Eskiden olsa bu esprilerime gülerdi ama şimdi somurtuyordu. Bu işin altından başka bir şey çıkacak diye tırsıyordum. Zaten Duygu da devamlı aynı şeyleri söylüyordu. Şu işi de bir atlatsak rahatlayacaktık. Dede “Kızım yarın akşam da böyle şeyler söylemeye kalkma. Artuk hoşlanmaz. Ciddi kişilerden hoşlanır. Sen yüzümüzü güldürüyorsun ama onun hoşuna gitmiyor,” diye açıkladı. Yüzümü buruşturdum. “Çok sıkıcı. Bizimle değilsin, Artuk Bey! Ya bir insan neden ciddiyetten hoşlanır. Gülmek bu dünyadaki en güzel şeylerden biridir bu yüzden ciddiyet sevmem!” Bo

