Şu an ne yapıyorum bilin bakalım. Bilemediniz... Bilmenize de imkan yok zaten. Çünkü henüz söylemedim. Ve evet, Yağmur'un ardından El fatiha okumuyorum ne yazık ki. Kahve yapıyorum. Evet, abim ve Yağmur'a. Ve Yağmur bey de abime Ahmet'e nasıl yumruk attığını anlatıyor. Böyle ballandıra ballandıra. Abim de garibim, beni asıl hasta edenin Yağmur olduğunu bilmediğinden tüm küfürlerini yanlış kişiye ediyor. Kahveler yapıp da önlerine bırakırken, "Nerde bir mal, orda bizim kız." dedi abim. Ben de kahvemi alıp da otururken, tam ağzıma götürüp bir yudum aldığım sırada "Senin gibisiyle de ancak kanka olur." deyince kahveyi ağzımdan püskürttüm. Hem de tam 12'den! Yağmur gülerek bir bana bir üzerine bakarken, şaşkınlıkla abime çevirdim kafamı. "Senin gibisi derken abi?" "Yakışıklı, akıllı."

