Son söylediği beynimde yankılanmaya başladı. Duvara yaslanmış bedenim ve arkamdaki bedeni… Nefesimi tuttum. Onu uzun zaman sonra ilk gördüğüm andan itibaren içimdeki yangın artmaya başlamıştı. Utancımdan o yangını hep gizledim, göstermedim. Yapamadım. İçimde bir yerde bu düşünceye dair yangın vardı ama itiraf edemezdim. Etmeyecektim. Yavuz bunu bilmeyecekti. O, bunu soruyorsa belki de o da beni hayal ediyordu. Yutkundum. Düşüncesi bile beni heyecanlandırmaya yetmişti. Beni suçlayan adama karşı içimdeki yangın sönmüyordu. Ama bu yangın içimdeydi ve ona göstermeye niyetim yoktu. Beni tuzağa düşürmeye çalışıyordu. Ona bu zevki vermeyecektim. “Sen saçmalıyorsun sen? Sen kafayı mı yedin? Bu nasıl bir soru?” diye sorarken sesim boğuk çıkmıştı. Yavuz itirazımı duymazdan geldi. Bedenini da

