Gönül Hanım’ın meşhur vişneli keki ve dumanı tüten çaylar, bahçedeki ferforje masaya servis edilmişti. Gönül Hanım, Kerem’e bakıp gülümseyerek, "Kerem oğlum, Selin sana emanet. Ben biraz içeri geçip şu çiçeklerle ilgileneyim," diyerek onları baş başa bıraktı. Aslında amacı Selin’in biraz olsun neşelenmesini sağlamaktı. Masada Kerem, Selin ve tabii ki masanın tam ortasındaki kek tabağına sanki tadına bakabilecekmiş gibi iştahla bakan Murat vardı. Murat, burnunu keke yaklaştırıp derin bir nefes aldı. "Selin, bu kadın bir dahi. Vişnenin kokusu buraya kadar geliyor. Keşke bir ısırık alabilsem, resmen işkence bu," dedi sahte bir üzüntüyle. Selin kıkırdayarak Kerem’e döndü. Kerem, Selin’in kime güldüğünü bildiği için tabağındaki keki işaret etti. "Murat yine yemeklere mi sulanıyor? Söyle

