Mesafeli Bir Geçmiş Olsun

419 Kelimeler
​Dün geceki fıskiye kazasından sonra Kerem’in ağır bir soğuk algınlığına yakalandığı haberi kısa sürede yayıldı. Gönül Hanım’ın ricasıyla Selin, elinde bir kase sıcak çorbayla karşı dairenin kapısını çaldı. Murat ise her zamanki gibi Selin’in hemen yanında, kollarını kavuşturmuş bekliyordu. ​"Bu kadar nezaket fazla değil mi?" dedi Murat, kapının açılmasını beklerken. "Adam alt tarafı biraz ıslandı." ​Kapı açıldığında Kerem, üzerinde kalın bir hırka, burnu kızarmış bir halde belirdi. Selin’i görünce yüzünde belli belirsiz bir gülümseme oluştu ama gözlerinde o eski "atılgan" bakış yoktu. Daha çok bir tereddüt vardı. ​"Selam Kerem, çok geçmiş olsun. Annem çorba yapmış, sana getirmemi istedi," dedi Selin sakin bir sesle. ​"Sağ ol Selin, zahmet olmuş," dedi Kerem. Eskisi gibi "Gel içeri, beraber içelim" demek yerine kapıda durakladı. "Ben alayım tepsiyi, sen hiç içeri girip mikrop kapma. Zaten bu aralar üst üste çok aksilik yaşadık, bir de sen hasta olma." ​Tedirgin Bir Sohbet ​Selin tepsiyi uzatırken Kerem’in parmakları Selin’in parmaklarına değmemek için ekstra bir çaba sarf etti. Murat bu detayı kaçırmadı. "Bak sen... El temasına bile korkuyor artık. Akıllanmış bu çocuk," diye fısıldadı Murat. ​"İyi misin gerçekten?" diye sordu Selin. "Dün geceki olay... Gerçekten çok üzüldüm. Fıskiyelerin o şekilde patlaması inanılmazdı." ​Kerem hafifçe yutkundu, bakışlarını koridorda gezdirdi. "Selin, dürüst olacağım. Ben çok rasyonel bir adamım, biliyorsun. Yazılımcıyım, her şeyin bir mantığı olduğuna inanırım. Ama son birkaç gündür yaşadıklarım... matkap, kulüpteki o gürültü, kulübün tabelasının çıkarken üstüme düşmesi, dün geceki fıskiye... Hepsi sen yanımdayken oldu." ​Selin bir an duraksadı. "Ne demek istiyorsun Kerem?" ​"Kötü bir niyetle söylemiyorum, sakın yanlış anlama," dedi Kerem, sesi oldukça ciddiydi. "Sadece... sanki senin etrafında, benim mantığımla çözemediğim bir enerji var. Belki de Murat’ın gidişinden sonra evin veya senin üzerinde bir ağırlık kalmıştır, bilmiyorum. Ama biraz uzak durmak sanki ikimize de iyi gelecek gibi hissediyorum. Yani, en azından şu şanssızlık döngüsü kırılana kadar." ​Murat bu samimi itiraf karşısında bir an sustu. İlk defa Kerem’e kızmak yerine, onun bu şaşkınlığına hak verir gibi oldu. "En azından dürüstçe söyledi," diye mırıldandı Murat. ​"Anlıyorum Kerem," dedi Selin, içinde garip bir rahatlama hissederek. "Haklı olabilirsin. Dinlenmene bak sen. Bir şeye ihtiyacın olursa haber verirsin." ​"Teşekkürler Selin," dedi Kerem ve kapıyı nazikçe kapattı. ​Selin kendi dairesine dönerken Murat kapının önünde belirdi. "Gördün mü? Adam resmen 'Aramızdaki çekim çok fazla ama bu çekim beni öldürecek' dedi ve geri çekildi." ​Selin gülümsedi. "Sonunda aradığım o sessizliği buldum galiba Murat. Babama da her şeyin normal olduğunu ama Kerem'in biraz 'zamana' ihtiyacı olduğunu söylersem bu iş çözülür."
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE