Selin, aynadaki yansımasına son bir kez baktığında annesinin neden o kadar dehşete düştüğünü anladı. Elmacık kemikleri fırlamış, teni neredeyse şeffaflaşmıştı; evet, dışarıdan bakıldığında hayatın içinden değil de bir bataklığın içinden gelmiş gibi duruyordu. Murat’ın odayı donduran varlığına sığınarak, "Tamam anne," dedi bitkin bir sesle. "Gideceğiz. İçin rahat etsin diye her türlü testi yaptıracağım." Hastanenin o keskin dezenfektan kokusu Selin’in midesini bulandırsa da sakin kalmaya çalıştı. Doktorun karşısına geçtiğinde, durumu mantıklı bir çerçeveye oturttu: "Bolu’da mahsur kaldım doktor bey. Isınma imkanım yoktu, günlerce sadece kar suyu ve yanımda kalan birkaç bisküviyle idare ettim. Soğuk yanıkları ve bu bitkinlik ondan." Yapılan kan tahlilleri, idrar testleri ve detaylı tara

