Muayenehaneden çıktıklarında Selin'in adımları her zamankinden daha sert, her zamankinden daha kararlıydı. Gönül Hanım, kızının sakinleştiğini sanıp "Bak gördün mü, Doktor Levent ne güzel konuştu seninle. İnsan anlatınca rahatlıyor," diyerek koluna girdi. Selin sadece gülümsedi ama bu gülümseme, avını köşeye kıstırmış bir kaplanın diş göstermesi gibiydi. Murat ise hemen arkalarından, sanki görünmez bir zincirle Selin’e bağlıymış gibi geliyordu. Eve girer girmez Selin, Doktor Levent'in yazdığı reçeteyi mutfak masasına fırlattı. Gönül Hanım, "Hadi kızım, ben eczaneye gidip geleyim de hemen başla ilaçlarına. Hem biraz da alışveriş yaparım, sana güzel bir çorba yaparım," diyerek evden çıktı. Kapı kapandığı an Selin'in yüzündeki o sahte, "normal insan" maskesi düştü. "Eee Selin, ilaçlarını

