Yağmur altındaki o büyülü yürüyüşün ardından eve döndüklerinde, Murat’ın görüntüsü yavaş yavaş şeffaflaşmaya başlamıştı. Harcadığı o muazzam enerji (yağmuru hissetmek, Selin’e fiziksel olarak sarılmak) onu bitkin düşürmüştü. Koltuğa çöktüğünde, Selin onun bacaklarının koltuğun kumaşının içinden hafifçe geçtiğini gördü. "Yoruluyorsun," dedi Selin, elinde bir battaniyeyle yanına gelerek. Battaniyeyi Murat’ın üzerine örttü; battaniye ilk kez boşluğa düşmedi, Murat’ın omuzlarında durdu. "Değdi," diye fısıldadı Murat. Sesi bir tık daha kısıktı ama bakışları hala canlıydı. Kerem’in Baskını Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte Kerem, elinde taze poğaçalar ve bir dolu soruyla kapıyı yumrukladı. İçeri girdiğinde Murat’ı koltukta, dünkü halinden daha solgun ama hala "orada" görünce duraksadı.

