Düğün salonunun önüne geldiğimizde Yusuf arabayı park etti. Tam kapıyı açacakken: -Bekle. Dedi ve inip benim tarafıma geldi. Gülümseyerek kapımı açtı. Centilmen tavırları dışarıdakilerin de ilgisini çekmişti. Elinden tutarak arabadan indim. Kıyafetim ılık rüzgarda savrulurken Yusuf arkamda durup uçuşmasını engelledi. Bir eli belimdeydi. Yavaş adımlarla düğün salonuna girdik. Aşırı yüksek tavanını süsleyen devasa bir avize vardı. Parlaklığı gözlerimi alırken gelin ve damadın yanına doğru ilerledik. Damat kollarını açıp önce Yusuf'a sonra bana baktı. Ardından Yusuf'a sarıldı. Arkadaki müziğin sesinden dolayı ne dediklerini duyamamıştım. Muhtemelen hoş geldin hoş bulduk muhabbetiydi. Yusuf gelinle de selamlaştıktan sonra damadı işaret etti ve: -Damat bey liseden arkadaşım. -Memnun oldum.

