BORA KUZGUN Alin gittikten sonra Caner’e uzak durması hakkında kısa bir nutuk çektikten sonra denizden çıkan çocuklara eve geçeceğim söyleyip yavaş yavaş yürümeye başladım. Eve yaklaştığımda karşıma Çağla çıktı. Çağla; “Bora konuşabilir miyiz?” dedi. “Ne hakkında?” diye sordum. Çağla gözlerini devirirken, boş boş yüzüne bakmaya devam ettim. “Ülkenin son durumunu konuşacak halimiz yok!” diye hırsla söyledi. “Tabii ki bizim hakkımda.” derken eliyle ikimizi gösterdi. “Biz diye bir şey yok artık.” dedim. Bozulmuş gibiydi. Ama doğru olanda buydu. Biz kelimesi sadece Alin ve benim için yakışıyordu. Çağla benim tamamen sildiğim defterden farksızdı. Ara ara arkaya bakıp durması derin bir nefes almama sebep oldu. Baktığı yere döndüğümde kimse yoktu. Az ileriden bizim kaldığımız ev gözüküyord

