Andreas salondaki köşesine çekilmiş düşünüyordu. Son aylarda yaptığı tek şey yalnız kalarak kendisiyle hesaplaşmaktı. Bazen kaçmak ve sessiz kalmak insanı rahatlatıyordu. Aylar sonra buradaydı Olivia. Özlem duyduğu ve yanında olmasını istediği kadın nihayet karısı olmuştu. Onu affetmek ve her şeye yeniden başlamak istese de geçmeyen öfkesi yüzünden, ondan uzak kalmaya çalışarak kendine eziyet ettiğinin farkındaydı. Olivia’yı affetmesi gerekiyordu. Yoksa onu çok daha fazla kırabilirdi. Elindeki kadehi bırakıp, salondan çıktı. Bir an bahçeye çıkmayı düşündü sonra vazgeçip odasına yöneldi. Olivia’nın kaldığı odanın kapısının önüne gelince yenilmez gururu içeri girmesine engel oldu. Sevdiği kadın bu kadar yakınındayken ona dokunamamak dayanılmaz bir işkenceye dönmüştü. İngiltere Sarayı “B

