Olivia şiddetli gelen bir sancının daha bitmesini bekleyip elleri ile yerden destek alarak, başını Josia’ya doğru kaldırdı. Isırmaktan kızarmış dudakları, yorgunluktan iyice solmuş yüzü, terden sırılsıklam olmuş ince içliği ile gerçekten hiç iyi görünmüyordu. "Daha ne kadar sürecek Josia?” Sesi öyle yorgundu ki konuşmakta zorlandı. "Tanrım yardım et... Canım çok yanıyor...” Josia Olivia’nın belini okşayarak, acısının hafiflemesine yardım etmeye çalışsa da pek mümkün değildi. Sancılar şiddetlendikçe, genç kız daha fazla kendini kaybetmeye başladı. Andreas kapının önünde ileri geri volta atarken, üç saat geçmesine rağmen Olivia’dan hala bir haber alamadığı için iyice gerildi. Aila bir köşe de onu izliyor, bir an önce doğumun gerçekleşmesi için dua ediyordu. Genç adam sonunda dayanamayı

