Bedenim uyuşuk olsa da beynim dimdik ayakta. Duyduğum acı yüzünden saçmalamaya başlıyorum kafede. Önce masaya kapanıp ağlıyorum. Melisa benden daha iyi durumda görünüyor çünkü kendi derdini unutmuş beni sakinleştirmeye çalışıyor. Garsonu çağırıp bize iki koyu kahve söylediğini duyuyorum. Garsonun bana alay edercesine baktığını görüyorum ve daha çok ağlamaya başlıyorum. -"Yapma dostum, sal ipini gitsin! İnan bana değmez bu kadar üzülmeye! Hem herkes bize bakıyor, topla kendini." Melisa'nın ilk cümlelerindeki ses tonu sonuncusunda fısıltıya dönüyor. Ama benim umrumda değil. İçimde patlayan volkanın acısında oradan oraya savruluyorum. Bulmuş, benim yerime başkasını bulmuş, kahretsin yaaaa! Ben buna dayanamam! O benim aşkım! Bu duygular içinde Melisa'nın sözlerine aldırmıyorum. Onlar bana an

