Oy ve yorumlarınızı bekliyorummm👉🎀🫶👈
.
.
.
.
.
"Oy yavrum sen benim bu yavrularımın yüzünü güldürdün ya Allah ne muradın varsa versin guzum benim teşekkürler yavrummm" Timurun annesi halime teyze beni pek sevmişti.
"Ne demek teyzeci-"
"Yok yok yok yok sen bana artık anne diyeceksin bende senin bir annenim artık sen artık başına bir şey geldiğinde ilk olarak burada halime annen gelecek aklına tamam mı yavrum" gülerek kafamı salladım.
"Peki halime annecim" halime anne gülümsedikten sonra tabağıma biraz daha etli yaprak sarma koydu.
Hiç öyle et yemeyen bir kız değildim. Önüme ne konsa yerim.
"Elinize sağlık halime annecim çok güzel olmuş sarma en son Ayşe teyzenin sarması bu kadar güzeldi" diyip güldüm.
"Aman yavrum anan nerede Ayşe teyze kim gı"
"Şey annem varda annem yemek yapmayı bilmez pek evimizdeki çalışan Ayşe teyze görsen tonton bir teyze sizden iyi olmasın oda güzel sarar sarmaları" halime teyze gülerek kafasını salladı.
Yemekleri yemiştik. Halime anne baklava getirmişti.
"Kusurumuza bakmayacaksın artık kızım geleceğini bilseydim daha güzellerini hazırlardım"
"Ne gerek var halime anne bunlarda çok güzel şeyler ben bayıldım ellerinize sağlık" halime anne gülerek kafasını salladı.
"Ee kızım var mı gönlünde biri"
"Varda yüzümüze bakmıyor halime anne kardeşim yaşındasın diyor hatta ben evliyim bile dedi ama ben onu hiç rahatsız bile etmedim" son söylediklerim biraz şüpheliydi.
"Ay yavrum onlar gibileri şerefsizdir haram süt onunki anası kötüyse ona çekmiştir"
"Yok yok annesi melek gibi kadın halime annecim oğlu yüz vermiyor hatta annesi çok iyi kadındır yüz yüze bile geldik"
"Eh o zaman o çocuğun mayası bozuk sana bakmıyorsa kızım şerefsiz itmiş demek ki"
"Anne öyle demesen mi acaba belki adamın gönlünde başkası var tamam şimdi mevsim bacım iyi hoş güzel kız ama ya daha iyisi varsa?"
"Övünmek gibi olmasın ama benden iyisi ya mezarda yada daha doğmadı büyük ihtimalle ben doğurcam onuda" halime anne bir kahkaha attı.
"Kızım sen kaç yaşındaydın yavrum?"
"19 halime anne"
"Aman bu benim timura alim dedim seni ama fazla gençsin çıtırını bulalım sana aaa semranın oğlu var Furkan oda 20 yaşında yaşı yaşına uygun olmaz mı he kızım"
"Ay halime annecim bunlar gönül işi içimde biri varken bir başkasına bakamam ben kaldı ki ben evet desem çocuk kabul edermi ki"
"Sende haklısın kızım hem sen okuyordun dimi meslek sahibi ol al koluna bir çift altınını öyle nasip kısmet bu işler"
"Annem haklı mevsim bacım nasip kısmet hem bak okuyormuşsun sen dediğine göre adam da senden büyükmüş ya okuldan sevdiğin olursa adamı oyalama hem sen ne okuyordun"
"Ben mi radyo ve televizyon bölümü okuyorum"
"Oy oy oy akıllı kızım benim Allah yüzüne bakmış ya senin kızım darısı benim çocuklara" gülümsedim.
"Eh ben kalkayım ozaman"
"Otursaydın yavrum daha kalsaydın bugün bizde"
"Çok isterdim halime annecim ama benim 3 tane köpeğim var onları gece yürüyüşüne çıkaracağım evide temizledikten sonra uyuyacağım sabah 7 de dersim var daha"
"Ay yavrum sen temizleme ben gelip temizlerim birlikte yaparız"
"Yok halime annecim teşekkürler ben yaparım sadece süpürcem zaten"
"Eh öyle olsun bir şey lazım olursa hemen ara beni ben yaprakla gelir yaparım emi kızım" gülerek kafamı salladım.
"Eh kalkayım artık"
"Ben bırakırım seni" timurun dedikleri ile şaşırdım.
"Olur"
Halime annelerle vedalaşıp evden çıktık.
"Araba ile gitmesek yürüsek olurmu" timur bana döndü.
Kafasını salladı. İkimizde sessizdik.
Bu sessizliği bozacaktım.
"Neden istemiyorsun beni? Çok mu çirkinim? Yada sana yanlış bir şey mi dedim? Kötü birinemi benziyorum? Neden istemiyorsun beni?" Timurun bakışları bana döndü.
"Mevsim çok küçüksün niye 32 yaşındaki bir adam ile ilgileniyorsun hayatın boyunca her zaman daha iyileri çıkacak yaşıtların olacak yada onlar yanında genç birileri ile geldiğinde benden utanacaksın yaşıtın değilim diye fikirlerimiz uyuşmayacak olmaz bu ilişki mevsim"
"Tek sorun bumu ben sevdiğimden utanmam timur sıkılmamda tamam mı ben seni çok seviyorum çok ama çok seviyorum"
"Neden bu kadar ısrarcısın mevsim olmaz işte yaşıtların çıkacak bir gün karşına daha mutlu olacaksın ozaman 13 yaş var aramızda farkındaysan"
"Yaş aşka engel değilki arkadaşlarımda umurumda değil timur ben sevilmek istiyorum senin beni sevmeni istiyorum"
"Offf mevsim ben şimdi sana evet desem çok sıkılacaksın"
"Timur seviyorum seni gerçekten seviyorum ve benim seni sevdiğim gibi beni sev istiyorum"
"Mevsim konuyu kapatalım olur mu bizden asla ama asla olmaz ben kalbini kırarım senin" kafamı iki yana salladım.
"Kırsanda bir şey olmaz ben seni seviyorum"
Kafasını iki yana salladı. İkimizde konuşmadık. Bizim yerimize adım seslerimiz konuştu.
Yarım saatin sonunda gelmiştik.
"Köpekleri istersen yarın dışarı çıkar geç oldu"
Kafamı iki yana salladım. Onları zaten fazlaca ihmal etmiştim.
"Yok" kafasını salladı.
"Peki iyi geceler ozaman"
"Sanada" bahçe kapısını içerdeki düğmeden açıp içeri girdim.
3'de göğüs taşımaları taktım ve aldım. Kapıyı tekrar kapatıp onlarla konuşa konuşa yürüdüm.
Uzun bir yürüyüş sonrası cadde tarafından dönmeye karar verdim Viyana veya İtalya'da rahat rahat ara sokaklardan geçerdim. Ama Türkiye burası ne olacağı belli değil oyüzden cadde tarafından gitmek mantıklı geldi.
Evw geldiğimde üstümü değiştirip yatağa girdim.
Telefonu mu açmamla gelen bir kaç mesaja baktım.
0552; Vardın mı eve?
Siz; Kimsiniz?
0552; Timur ben kendi numaram
0552; İş yeri telefonunu işte unutmuşumda buradan yazdım.
Siz; Anladım.
Siz;Vardım eve yeni geldim sayılır.
0552; Peki iyi geceler ozaman.
Siz; Sanada
Yalan söylemişti. Görmüştüm ben iş yeri Telefonu aldı. Arka cebine koydu hatta.