Bir saat... Adar bir saat sonra geleceğini söylemişti ama bir saat dolmuş ikinci saat de bitmek üzereydi. Beklemek her saniye sıkıntı ve merakla nefes almasını sağlayan bir pranga gibi boğazına bağlanmıştı. Evin tam bir saatini hazırlanmak ve süslenmek için harcamıştı. Fakat makyaj ve saç konusunda deneyimli olmadığı için pek bir yapamamış sonunda da sıkılıp yüzündeki bütün makyajı silerek sadece kırmızı ruj ve rimelle işi bitirmişti. Kırmızı elbisesiyle uyumlu kırmızı ince bantlı topuklu ayakkabıları giydiğinde yüzü kızarmış aynadaki kadına utanarak bakmıştı. O kadın bir filmden fırlamışçasına güzel ve çekiciydi. Saçlarını kendi haline bırakmış sadece yağ sürmüştü. Parlak ve iri dalgalarıyla başka bir hava katmıştı. Bu gecenin özel olması için sadece kendine özenmemiş salonun ortası

