Belle
Uçağın içinde tam yanımda! Bir haftadır rüyamda gördüğüm, beni rüyamda işaretleyen kurt adam şimdi yanımda oturuyor!
"Sen nasıl? Gerçeksin?" yanımda o hayran olduğum kokuyu alırken kadınlığıma giden alevler beni hiç hissetmediğim bir duygunun içine sokarken kurt adam gözlerini benden ayırmıyordu!
"Eşim!"
"Ben senin eşin değilim!" neden bana eşim diyor ki?
"Belle sen benim hem ölümlü dünyada hemde Astrida eşim olarak kalacaksın!" Astri o neresi?
"Ben senin eşin değilim ve hiç bir zaman da olmayacağım?" bağladığım kemeri çözüp ayağa kalktım. Vücudum bakışlarına tepki versede mantığım bu olanları asla kabul etmiyor!
"Nereye eşim?" çıldıracam! Hala bana eşim diyor ya!
"Senden ve kokundan uzak nere olursa!" koltukların arasından çıkıp arka kabin memurunun yanına gittim. Ben giderken gözleri hala üzerimdeydi.
"Buyrun bir şeye ihtiyacınız mı var?" aklım bir karış havada hostesin bana sorduğu soruyla afalladım!
"Boş koltuk istiyorum!"
"Üzgünüm efendim. Şuan uçakta hiç boş koltuk yok!" offf! saatlerce bu adamın bakışlarını ve eşim demesini mi çekecem yani?
Elim boş tekrar koltuğuma yönelecekken yan taraftaki kadın bana bakıyordu. Açıkta bişey mi var diye sorasım geldi!
"İsterseniz ben sizinle yer değiştire bilirim?" kadının kurt eşime bakarak konuşması daha önce sahip olmadığım bir kıskançlık duygusu tattırdı bana. Ben bu kadını paralarım!
"Zarif teklifiniz için teşekkür ederim ama vazgeçtim!" kadın gözlerini devirip kafasını çevirince koltuğun başında dikilip kurt adama seslendim.
"Yana kay!" bu adam burda oturmaya devam ederse ben katil bile olabilirim!
"Anlamadım?"
"Yandaki koltuğa kay nesini anlamadın!" alıcı gözle baktığımda gerçektende etkilenecek bir karizması vardı. Özellikle kol ve karın kasları!
Giydiği beyaz gömleğin içinde resmen kolları patlayacaktı! Karın kasları nefes alırken belirginleştikçe ağzımın suyu akıyor!
Kahve yana yatırılmış saçları ve koyu yeşil gözlere sahipti! Enfes dolgun dudaklarıyla öpüşmemin nasıl olacağını hayal ederken erkeksi sesi ile bana cevap verdi.
"Neden yer değiştirmek zorundayım?"
"Beni bu uçakta katil yapmak istemiyorsan yana kaymak zorundasın!" sakin ol Belle! Kendine hakim olman gerekiyo!
"Anladım sen beni kıskanıyorsun!" ha! Kim benmi kıskanacam?
"Pardon! Ben sizi neden kıskanacağım acaba?"
"Siz değil Jax! Benim adım Jax delta!" Jax ne kadar ateşli bir isim! Noluyor lan bana? Nerdeyse bir ismini söyledi diye iç çamaşırım ıslandı!
"Yana kayıcanmı yoksa uçaktan aşağıya atlamak istermisin?" yan tarafımızdaki kadının bakışlarını yakalayınca sinirden elim ayağım dolandı! Kendimi bilerek tanımadığım kurt adamın kucağına bıraktım!
"Benim yakışıklı eşim!" sesimi kadının duyacağı kadar sesli söyleyip hiç yapmayacağım şeyi yaptım! Dudaklarına kapandım!
Jax kollarını belime dolayıp ceketimin içinden elini çıplak sırtıma sürdü. Normalde bu hareketiyle uçağı ayağa kaldırmam gerekiyordu ama dokunuşları beni rahatlatıyordu.
Dudaklarımı yıllardır suya hasret kalmış gibi vakumlarken bende karşılık veriyordum. Dilimi yakalamaya çalıştıkça benim oyunbozanlığım devreye girdi ve dudaklarından zorda olsa ayrıldım.
"Yan taraftaki kadın seni gözüne kestirmiş başına iş alma diye yaptım!" kulağına sadece kendi duyabileceği bir tonla söylediğimde karşılık olarak dudaklarını boynumda bıraktığı izi dokundurdu!
"İmmhhh!" sadece dil ve dudak temasıyla bile iç çamaşırım zevkten ıslanmıştı. Bu nasıl bir zevk?
"Merak etme eşim! Sen benim eşimsin öpmende sakınca yok!" kendimden geçmiş faziyette yüzüne melül melül bakarken tekrar o hissi yaşamak istiyorum!
"Ben senin eşin değil!" güç bela kelimeleri zevkten birleştirip cümlemi kurdum!
"Bana verdiğin tepkiler hiç öyle demiyor ama?" hala kucağında otururken kasıklarıma demir gibi sert bişey temas edince irkilmeden edemedim!
"Sen ne yaptığını sanıyorsun be sapık?" fare görmüş sıçan gibi kucağından kalktım! Benim ayağa kalkmamı fırsat bildi pilot herhalde? Daha önce hiç bir uçakta böyle sallantı hissetmedim!
"Hanım efendi lütfen yerinize geçip kemerinizi bağlar mısınız?" uçağın sallantıları azalacağına artınca bi boklar olduğunu anladım!
"Sen uçaktan korkuyormusun?" hala ayakta ne yapacağımı bilmezken eşim olacak kurt benle alay etti!
"Saçmalama istersen! Ne korkması?" koltuğuma doğru adım atacağım an uçağın sarsıntısı o kadar şiddetliydiki dengemi koruyamadım ve yanımdaki adamın kucağına düştüm!
"Sakin ol eşim! Ben burdayım!" sağ eli hemen sırtımdan çıplak belime gitti ve sıvazlamaya başladı. Aynı zamanda dudaklarını boynumdaki yaraya bastırdı.
Dokunuşlarıyla uçak ve salantısı aklımda kaçarken alevlerin içinde yanmaya devam ettim!
"Kendine hakim ol eşim! O güzel zevk suyunun kokusunu alabiliyorum!" beni dokunuşlarıyla etkisi altına almıştı. Cevap vermek o kadar kolay değil!
Dudaklarını boynumdan uzaklaştırırken çıplak sırtımı okşamaya devam etti. Ardından tam boynumla omuzumun birleştiği noktaya sulu bir öpücük bıraktı.
Dizlerim bağı çözülmüş gibi titremeye başladım. Lanet olsun! Daha önce ben bu zevkten nasıl mahrum kaldım diye kendime soramadan edemedim!
Sırtımdaki eli her hareket etikçe içimde kaynayan volkan ateşini körükledi. Boynumda kıkırdayarak gülümseyince transtan kurutulmuş gibi kendime geldim.
Nerde olduğumu hatırlayınca kendimi kollarından çekmek için hamle yaptım ama kolları o kadar güçlüydükü yerimden santim bile kımıldayamadım!
Az önce ne oldu bana? Daha önce bilmediğim tepkilere giren bedenim dokunuşlarıyla tekrar beni ele geçiriyordu ama yan tarafta bir öksürük sesi gelince dikarimiz dağıldı!
"Hanım efendi lütfen kendi yerinize geçin sizin için tehlike!" hostes tatlı dille bizi uyarınca, yaptığımız kısa soluklu sekse ara verip kucağından kalkmak için hamle yaptım!
"Bunu bir daha yapmaya sakın cesaret etme!" dudaklarım hala dudaklarını istesede kendime hakim olmak zorundayım!
"Belle sen benim eşimsin! Sana dokunmak benim için bir ihtiyaç!" ne yani sadece ihtiyacı için mi bana dokundu?
"Sakın bir daha bana dokunma pis sapık!" daha fazla muhattab olmak istemiyorum! Hele beni sadece ihtiyacı için öptüğünü söyleyince içimde yatan hırçın kız gün yüzüne çıktı!
Hah ihtiyaçmış! Gerizekalı pis kaba kurt! Ne bekliyorsun Belle sen? Bütün erkekler aynı değil mi zaten?
Ben kendimi hazır dolduruşa getiriken uçağın hızı o kadar arttıki bağladığımız kemerler bile salanmamıza engel olamadı!
"Lütfen sakin olun! Sadece bir türbülansa girdik!" uçaktaki diğer insanlar çığlık atarken ben telaş içinde koltuğa sindim.
"Bana gel Belle! Seni korumak istiyorum!" bana az önce verdiği rahatlamayı düşününce hiç itraz etmeden yardımıyla koltuğumdan kalkıp kucağına oturdum.
Eli yine çıplak sırtıma giderken dudakları boynumdaki yara izimle buluştu. Daha şimdiden kendimi rahatlamış hisediyordum ama içimdeki korku geçmiyor!
"Sadece bana odaklan eşim! Sana dokunduğuma odaklan. Tüm sesleri unut ve kendini bana bırak!"
Zorda olsa kendimi dokunuşlarına bıraktığımda gerçektende bedenimi bir rahatlama sardı.
Yavaş yavaş etrafımdaki gürültü kaybolurken üzerime çöken uyku ile baş edemedim ve gözlerimi karanlığa yumdum!
Uyurken bile bedenimi bırakmayan ateş bana olmayacak hayallerin rüyalarını gösteriyordu! Dilini vajinamın içinde hissetmem dudaklarını yara izimde hissetmem çok güzel bir şeydi!
Ama en önemlisi içime girmesiydi.
"Hadi artık Jax gir içime dayanamıyorum!" gördüğüm rüyanın etkisinden çıkıp gözlerimi açtığımda hala kurt adamın kucağındaydım!
İçime giydiğim iç çamaşırı o kadar ıslanmıştıki artık beni rahatsız ediyordu!...