Gözlerimdeki kararlılığı görmüştü. Ne de olsa bana her zaman güvendiğini söyleyen o adam, şimdi benim için yabancı bir düşman gibi duruyordu. Ona ne kadar yakın olursam olayım, her adımım, her hamlem, bir oyunun parçasıydı. Ama bu seferki oyun farklıydı. Benim için İskoçya’yı geri almak bir savaş demekti. Kendi ailem için, kendi halkım için… Ve Norman’ın ailesi benim topraklarımı çalmıştı. Benden çalınanı istemek en doğal hakkım. Bunun farkındaydım. Ama başka bir yol yoktu. Bunu açıklamak zorundaydım. “Norman...” dedim, sesim titriyordu ama kararlılığım her cümlede daha güçlüydü. “Ben İskoçya’da doğdum. Büyüdüm. Oraya aitim. Bizim orada bir krallığımız vardı. Ama senin ailen, Fransa Krallığı, bizim her şeyimizi çaldı. Krallığımı, topraklarımı… Ben sadece benden çalınanı istiyorum. İskoç

