Bölüm 18 İsimsiz

1111 Kelimeler
BÖLÜMÜN ADI İSİMSİZ 18 . BÖLÜM ₩ ₩ ₩ • • • B ö l ü m a l ı n t ı s ı : B o ş l u k y a b a n c ı s ı o l d u ğ u m b i r ş e y d e ğ i l d i b e n i m. • • • i y i o k u m a l a r • • • ₩ ₩ ₩ Boşluk yabancısı olduğum bir şey değildiB. Düşünebildiğim her gün içimde oluşan yokluktan ibaret de unu kadar basit indiremem bile saçmaydı. Bedenimin her bir zerresini ulaşan bir histi. " Anlatılmaz yaşanır. " denilen türden. En güzel hareketi şuydu. İstediğim kadar bir noktaya sabitlemiş olduğum bakışlarımın, önünde herhangi biri , önümde el sallayıp " Hey nerelere daldın. " diyebilecek bir kimsem olmadığı sürece bu normaldi benim için. Olana kadar da normal olmaya devam edecekti. Ancak hayatımda onların ölümünden sonra devam eden önemli bir konu vardı. Buna parmak basayım. Sizinde bir tahminimiz vardır. Evet yalnış bildiniz. Herhangi biri veya herhangi bir şey değil. Kabuslarım. Hiçbir şekilde beni terk etmediler ve o gecede bu oldu. Beni yalnız bırakmamaları mükemmeldi. Sonuçta uykusuz geceler benim en çok sevdiğim şeydi dedil mi. Beni yalnız bırakmadığınız için teşekkür ederim kabuslarım. En azından siz de beni terk etmediniz. " Sara " Annem " Sara " Bana sesleniyor. " Sara " Bir kere daha seslendi " Hey bu Sara değil mi ? " bu ses farklıydı. " Hani şu kantinin ortasında sinir krizi geçiren kız değil mi bu ? " Bu da diğer sesler gibi değildi. Her ses birbirinden farklıydı. " Annesiyle babasının mezarına hiç gitmemiş diye duydum? " Bu ses ise en farklısıydı ve en can yakanıydı. " Sara " Adımı sesinden ses sonu değişti bedenimi hakim olan duygu elindeki değişimi bile takip edemediğim Anladım bedenin bir titreme kapladığında sol yanımda bir sızı hissettim ve aşağı doğru düştü. Gözlerimi açtığımda beni selamlayan tuhaf duvarları şaşkınlıkla baktım. Gözlerimin önünü kaplayan gri eşofmanın varlığı ile bakışıyordum. Bu da neyin nesiydi. Gri eşorfman da kimindi. Neredeydim ben. Burası da neresiydi. Burası neresiydi. Başımdan şakaklarıma doğru tuzlu sıcak su aktı. Yavaşça süzülüyordu alnımda. Düşüncelerim yerli yerine otururken göğüs kafesim inip kalkıyordu. Gri eşormanın sahibi de kimdi. Kimindi bu eşofman. Kime aitti. Eşorfmanlardan yukarı doğru kayan bakışlarım bordo V yaka tişört ile buluştuğu. Bir beden vardı karşımda. Biri vardı. Dudaklarını oynatıyordu. Kimin bedeniydi ki bu. Beynimi zorluyordum. Uyumadan önceki zamanı anımsamaya çalışıyordum. Bir anı veya bir ana ihtiyacım vardı. Tişört o kadar iyi sarmıştı ki bedenini nefesini daha da hızlandığını emindim. Bedeni benim bedenime doğru eğilmiş bir şeyler anlamak istercesine seyrediyordu. Gözlerimiz buluştu. Ve konuşmaya başladı. Aslında zaten bir söylüyordu ama sesler bu kez netlik kazanmıştı. " İyi misin? " " Hı? " " İyi misin Sara. " Ağzından çıkan jayret nidasına engel olamadım. Sanki o soruyu soramazmış gibi. O birine iyi misin diyemezmiş gibi ve yahut onun böyle bir halinin olmadığını varsayıyordum. Oysa ki karşımda ki genci tanımıyordum bile. Kimdi veya kimlerdendi bilmiyordum. Sıfıra sıfırdım. Adını bile bilmiyordum ki ben onun. Sahi adı neydi onun. Yanağımda bir acı hissediyordum. O bana vurmuştu. " Sen bana tokat mı attın. ? " annemin sesi kulağımda çınlıyordu. Yataktan nasıl hızlı doğrulduğumu, Şu an onun karşısına nasıl geldiğimi ben bile bilmiyorum. Tek bildiğim gri gözlerinin karanlıkta ne kadar hoş durduğuydu. " Pembe kaban bir kız olduğunu demem kimseye. " dedi ben ona bakarken. Şaşkınca baktığında ellerine saçlarının arasına götürdü. " İyi misin. " dedi bir kez daha. " Evet iyiyim. Kabus. Sadece kabus. " " Sık sık oluyor mu böyle. " " Son zamanlarda evet. " dedim. Bir bardak su getirip elime verdi ve " İç. " " Teşekkürler. " diyerek suyu elinden aldım. Aklıma bir an adını bilmediğim geldi. " Adın ne? " dedim. Bunu sormak yeni aklıma gelmişti. Yorgundum. Uykum vardı. Uyuyamıyordum. " Seninkisi pembe kabanlı kız. Toz pembe kabanlı kız. " dedi. Ha o günü hatırlıyor oluşuna üzüleyim mi sevineyim mi bilemedim. " Neyse uyandığına göre hazırlan gidiyoruz. " dedi sesini gerçek tonuna getirip sertleştirdiğinde karşılarım mümkünmüş gibi daha da yukarı kalktı. " Nereye. Neden bir yere gidiyoruz ki? Nereye? Sana diyorum. " sorduğum soruyormuş dikti ve odadan çıkıp gitti İyi de ben buraya onun binip bir şeyleri zorlaması için gelmemiştim ki sahiden buraya ne için gelmiştim Hey benle da sizinle geliyorum diye bağırdım onun ardından ilerlediğinde Aslında bu sahneye yabancı olmadığını fark ettim o gün de böyle ardından ilerlemiş Tim Gerçi o zaman ona seslen demiştim olsun iyiyim derdim ben gitmiştim Kapıyı açtığında bırakmadım ben ne yapıyordun Seden buradaydım ablamın Bursa'da olma ihtimali bile varken ben neden gelip tanımadığım bu adama sıkılmıştır Gerçi adam sayılmaz yani 19 falan gösteriyordu. Genç gibiydi belki de yaşlıydı Hadi kapıda asılı Duran kolum öne doğru savruldum ve hızlı açılan kapı ile birlikte onu düştüm benim tir titrerken veya kanım yerini almıştı ya bir tişörtün bulunduğu beline yaslandım O da hızlı açtığı kapı ile birlikte üst dönüşen benimle birlikte bir iki adım geriledi ve dengesini sağlayarak yere doğru düşüşe geçti Heyecanlı ve Şok'tan isteyen katılmış bedenimiz Emine düşmüş gecenin üstündeyken derisini tuttum düşmenin etkisiyle tişörtü nasıl boş ver eden başına engel olamadığım için kendime kızmayı unutmamıştım nereyi gözleri gözlerime buluştuğunda bacaklarımda hapsolmuş bacakları o kadar gerçekçiydi ki onları hissetmek istediğiniz her şeyini kadar da gelemezdim bunu çok uzun yıllar gibi gelse de 6 falan göğsünü ve yere düşüş ile ağzından çıkan indirmeyi unutmalıydım Aman Allah'ım gözlerine kadar da güzel de ısınırım saatlerce o gözlere bak a bilirdimki bakmak istemek aptallık olur ellerimin altında Kasılan kasılıp Edirne ikinci kez bu kadar dikkatinden kaçmamıştı ve onlar benim ellerin altındaydı kalkacak mısın Sesindeki erkek kombini o kadar etkilemişti ki Dudaklarına baktığımda ama ellerini önemli salladığında fark ettim ne kadar da sapıklaşma açtım galiba bu havalarda kurtulamayacak Tim ve bu isim sizin yanında olduğumu PTT de bu süre yüksekliği gerçekleşecekti kalkmak istediğim sanmıyorum taksan artık diyorum diyerek gülümsedi daha sağa doğru yükselmiş ve dudaklarına baktığımı anladığım fark ederek usandım Ah Pardon diyerek vücut ısısının artışı ne engel olamayarak ellerimle göz üstüne basıp Yüksel memle indirdi fazla mı Acıktım acaba onun inlemesi ile onun bedene tekrar düştüğünde burnum çenesine çarptı ve ikimizde acıyla indirdik burada bu saniye içerisinde yaptığım en büyük sakarlığı yapmıştım ve galiba bu dünya üzerindeki en büyük Sakarya yaktı Afedersin diye mırıldandım Burnumun acısıyla ve onun bunun üzerine kapıda vurulmaya başlandı kapının ardından bağıran ssw konuşan Kişi sayısına bakılıp da kalabalık vardı bulunduğum transtan çıkarak bakışlarımı ona çevirdim eve yemin ederim gözleri kahverengi olmuştu ₩ ₩ ₩ ^^^ °Merhaba, hikaye hakkında görüşleriniz neler? Burada yeniyim. Bu hikayem de ergenlik döneminden kalma. Bir şekilde yayımlamak istedim ama görüşlerinizi merak ediyorum. Umarım beğenirsiniz? ₩ ₩ ₩
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE