Karanlığın içindeki ince ışık gitmiş, şimdi tüm bodrum katı dışardan gelen loş ışıkla aydınlanıyordu. Serkan gördüğü kırmızı ışıkla Yaren’in üzerine kapaklanırken, Yaren tiz bir çığlık atarak silahını düşürdüğünde, üzerindeki ağırlıkla birlikte sırtı soğuk zeminle buluşmuştu sırtı. Serkan’ın sayesinde, kurşun onları sıyırarak geçmişti. Korkusu kendi canı değildi asla, Yağmur’unu, Serkan’ını düşünüyordu. Endişelendiği iki can vardı ki, onlar yaşama tutunma sebepleriydi. Serkan’ı zorla çekiştirerek duvar dibine ulaşmaya çalışırken, ayağıyla silahını çekmeye çalışıyordu. “Serkan, sakın kıpırdama.” Serkan yaslandığı duvarda Yaren’in kolunu tutarak endişeyle sordu. “Yaren, bırak beni. Sen çık git buradan çabuk.” Yaren loş ışıkta mümkün olduğu kadar Serkan’a bakarak “Buraya seni görmeye değ

