Oda kapımızın çalındığını duyduğumuz da hava kararmaya başlamış olmalı ki, yatarken sıkıca kapattığımız perdelerin arasından gelen gün ışığı yoktu. “Zümrüt sizin avukat gelmiş herhalde” Yeliz’in sözlerini duyan Aras öfkeyle yastığa vurdu “Ben bunların avukatına da, gelmesine de” Göğsüne küçücük öpücük kondurdum “Sen uyu canım, yapacak bir şeyimiz yok. Görüşüp geleyim” Yataktan kalkarak karmakarışık olmuş saçlarını biraz daha karıştırdı “Olmaz öyle şey seni tek göndermem, hem vedalaşır oradan yola çıkarız” Elimizi yüzümüzü yıkadık, banyo evimizde olsa da olurdu. Saçlarımı taradıktan sonra elimde ki fırçayla Aras’ın saçlarını tararken o göğüslerimle oynamaya çalışıyordu. Fırçayla eline vurdum… “Rahat dur, oyuncak değil onlar” “Benim oyuncaklarım” Fırçayı çantama attım, bir şeyler unut

