Ellerimi ensesinde birleştirip öpüşüne karşılık vermeye devam ederken belimi sıkıca kavrayıp beni kendine çekti. Dakikalarca süren öpüşmenin ardından benden ayrılıp hızla arkama geçti. Elbisenin iplerini çözünce, elbisenin üzerimden düşmesini sağladı.
Artık karşısında sadece kırmızı içliğimle kalmıştım. (askılı ve şortlu bir içlik hayal edebilirsiniz) elini çıplakta kalan sırtımda gezdirip önüme doğru yürüdü. Gözleri iyice kararmış az sonra beni altında ileteceğini belli ediyordu.
"Çok güzelsin Perla" diyince kalbim heyecanla hızlandı. Bir Kralın size böyle bir iltifat ettiğini düşünün.. Sanırım kalbim duracaktı. Ben arada kral babamı gördüğüm için alışkın sayılırdım ama şimdi durum farklıydı. Kral benim hem partnerimdi, hemde farklı bir türdü.
Bana yaklaşıp iki eliyle popomu kavradı. Spor ve sürekli koşu yapmak burda işime yaramış sıkı ve dolgun hatlara sahiptim.
Popomu sert şekilde sıkıp başını boynuma gömünce sert soluklar bıraktım. Dudakları narin derimi acıtmayacak ama sulu şekilde emerken yavaştan ateşimin çıktığını hissettim. Dudakları boynumu bırakıp boğazıma doğru yol çizip göğüs çatalıma indi. Boş durmayıp gömleğinin düğmelerini yarıya kadar çözüp biraz geri çekildim. Kimse kusura bakmasın o kadar düğme çözecek sabır bende yoktu.
Gömleği omuzlarından düşürünce popomda ki elini sıklaştırıp beni kucağına aldı. Beni yatağa uzatınca beline düşen gömleği yukarı çıkarıp gözlerime bakarken seksi bir şekilde çıkarıp attı. Beni baştan çıkarmayı iyi başarıyordu. Yada sorun olan benim baştan çıkmaya müsait olmamdı. Altındakileri de tamamen çıkarınca ayakta ki erkekliği ile göz göze geldim. Başımı geriye yaslayıp bakmayı bıraktım.
Bacaklarım iki yana açılınca titrek bir nefes bıraktım. Ayak bileğimden başlayıp baldırıma kadar tüy hafıfliğinde okşayıp elini askılarıma koyup omuzlarımdan çıkardı. Göğüslerim ortaya çıkınca hiç beklemeden birini ucunu ağzına aldı. Diğer göğsüme geçmeden altta kalan çamaşırı çıkarıp attı.
Tekrar göğsümü emmeye başlayıp erkekliğini bana sürttü. Bir anda içime girince inleyip ellerimi saçlarına getirdim. Bir süre hareket etmeyip sadece göğsümü emdi. Başını kaldırırken bende elimi çektim. İki taraftan belimi kavrayıp havalandırdı. İçimi yavaş yavaş doldurup kısa süre sonra hızlandı. Onun ağzından çıkan homurtular benim inlemelerime karışıp odayı doldurdu.
Son dakikalarda hızını artırdığı için daha fazla dayanamayıp boşaldım. O keyifle içime gidip gelmeye devam edip boşalınca kendini yana attı. O üstümde soğuk terler dökerken, ben ılık terler döküyordum. Kendi üzerime battaniye çekip çıplaklığı mı örttüm. Bir süre öyle dursakta kimseden ses çıkmayınca yana dönerek gözleri kapalı krala baktım. Biraz daha burda durursa iyi şeyler olmayacaktı.
"Senin odana geçelim mi majesteleri, burası sıcak" dedim. Gözlerini açıp bana döndü.
"Seninle sıcağa sanırım biraz alıştım" dedi.
Ben sessiz kalınca bir süre birbirimizi izledik. Kral doğrulup yataktan indi. Üzerine bir şeyler giyerken
"Benimle gelecek misin?" diye sordu.
"Geleceğim" diyerek yataktan indim. Bende bir şeyler giyip üzerime sabahlığı mı giydim. Kral hazır olduğumu görünce kapıyı açıp ilk benim çıkmam için kenarda bekledi. Onun Odasına girince hemen sabahlığı mı çıkarıp yatağa girdim.
***
Günler aynı rutinle devam ederken, bu hayata biraz alışmış eskisi kadar sıkıcı olmadığını düşünmeye başlamıştım. Hem artık uğraşacak bir şeylerde bulmuştum. Tuhaf bitkileri ekip dikmeye başlamış onları büyütmek için çabalıyordum. Şimdi de iki savaşçı korumamla bahçede bitkileri mi suluyordum. Neyse ki bitkiler kan yerine su içiyordu.
"Kralımızın bebeğini doğuracak olan kadın sensin demek?" diye konuşan kadınla oraya döndüm. Kaşlarım çatılmış şekilde kadına bakarken savaşçılar hemen önümde yerini almıştı.
"Ona yaklaşmanız yasak bayan Lizy. Uzaklaşmanızı istemek zorundayım"
Kadın sert bir soluk bırakıp
"Sen kim oluyorsun da bana emir veriyorsun koruma parçası?"
Sinirli bir soluk bırakıp
"Seni onlardan üstün yapan bir özelliğin yok. Şimdi derdin neyse söyle ve git"dedim. Aşağılamak yada aşağılanmaya asla tahammülüm yoktu.
" Bakıyorum bizim ufak kuluçka makinesinin dili uzunmuş? Bu rahatlık Kralın koynuna girdiğin için mi geliyor? " diye sordu. Kaşlarım sinirle çatıldı.
"Sen giremediğin için mi havlıyorsun?" diye sorunca bana doğru yürümeye başladı.
"Haftada iki gün benim kanımla ayakta duruyor. Sen ona bir bebek verince gideceksin ama ben ona bir ömür yaşam kaynağı olmaya devam edeceğim" dedi savaşçı engeline takılırken.
"Bunları bana niye anlatıyorsun? Kralın kendisiyle konuşsana" diye çırladım.
"Bebek doğurma konusu olmasa bütün bu meseleleri konuşmaya gerek bile olmazdı" dedi ukalaca sırıtırken.
Tabi Kral ile konuşamıyordu platonik aşık, gelip bana çemkiriyordu. Kral onu sevmiyorsa benim suçum değildi. Belki kalbinde keşfedilecek güzel bir şey olmadığını kral da anlamıştı.
" Bende burda seni ilgilendirecek bir konu görmüyorum" dedim karşılık vererek.
"Bende göremiyorum" diyen Elizabeth ile rahat bir nefes verdim.
"İki saattir seni dinliyorum Lizy sırf ne saçmalayacağını merak ettiğim için ama düzgün bir şey çıkmadı ağzından. Abimin seni sevmediğini ne zaman anlayacaksın?"
"Haddini aşıyorsun Elizabeth"
"Prenses Elizabeth diyeceksin"
Bu kadın Elizabeth ile rahat konuşuyorsa ülke için önemli biriydi.
"Şu dişi kurt için mi arkadaşınla aranı bozuyorsun?" diye sorunca
"Sen benim arkadaşım değilsin"
"Bir gün bu dediğine pişman olacaksın Elizabeth unutma. O gidici, kalıcı olan benim unutma"
"Bir daha onun yanına yaklaşırsan sana unutamayacağın bir anı yaşatacağım ve sende hücrende bunu düşüneceksin"
Kadın sert bir soluk bırakıp yanımızdan ayrılırken bana son bir bakış atmayı ihmal etmedi. Ben kadının gidişini izlerken
"Onu dert etme anlaşıldığı gibi platonik"
Derin bir nefes aldım. Madem platonik o zaman kadının kanını neden emiyorsun? Ben hiç aşık olmadım, eminim ki aşık olsam bende böyle bir duruma üzülürdüm. Kendime sorup dursam da anlamıyorum! Sana aşık olduğunu düşündüğün kadın yada erkeğin arkadaşlığından ne bekliyorsun? Karşılık bulamadıkça her şeyin daha kötüye gideceğini anlamak bu kadar zor mu?
"Sanırım odama döneceğim" dedim.
"O sürtüğün sözlerine alındım deme sakın Perla?"
"Alınmadım ama keyfim kaçtı" dedim.
"Sana odana kadar eşlik edeyim"
Başımı olumlu anlamda sallayınca birlikte saraya girdik. Bana odama kadar eşlik ederken içimi rahatlatmak için bir şeyler anlatıyordu. Ama ben kızgındım. O kral efendi bu gece gününü görecekti...