kapı açıldığında herkes dehşete düşmüştü hayal dudağından kanlar akarken bacağından morluk ve kolundaki morluk ilk göze çarpandı Mirza yatağa oturmuş direkleri baçagında ellerini saçlarının arasından gezdirip pişmanlık ve öfkeyle soluyodu
esra Hayale baktı perişan bir vaziyette titriyordu yeteri kadar korkmuştu kızlara hayali odasına götürmelerini söyleyip kendisi orda kaldı efruz sırası degil desede Esra inatla oradaydı kızlar gidince odanın kapısını kapatıp Mirza ile konuşmaya başladı
_niye böyle davrandınız hayal bunu hak edecek ne yaptı size o kız kimsesiz yetimhanede yetişti güven duygusunda sevgi Duygusuda pamuk ipliğine bağlıdır.
Siz ondan inşallah bu iki duyguyuda almamışsınızdır.
Mirza duyduklarına iyice yıkılmıştı.
Ne yapmıştı ürkek ceylanına pişmanlığı iliklerine kadar hissetti.
Ama olanlara faydası yoktu usulca esraya döndü
_özür dilerim mutlaka kendimi affettirecegim
ama lütfen beni yalnız bırakın
esra odadan büyük bir öfkeyle çıktı.
Dalya dan
yetim haneye geldiğimde dört yaşındaydım korkuyordum annemi babamı kaybetmiştim beni o yetimhaneye bıraktıklarında kalbim parcalanacakmışcasına aglıyordum.
sonra onu gördüm benden az biraz büyük simsiyah saçlarıyla kar gibi teni ormanları bile kıskandıracak güzellikte yeşil gözleriyle bana bakıyordu usulca yanıma gelip beni kolları arasına sardı .
korkma bundan sonra ben varım artık senin ablan olucam dedi.
aglamadım hayal yanımdaydı ve ben hiç aglamadım aradan ne kadar geçti bilmiyorum müdüre annemiz Emel hanım izinliydi onun yerine gelen Jülide hanım gece eve gitmemişti.
Karnım acıkmıştı hayal bana bekle hemen sana bişeyler alıp gelicem demişti.
Jülide hanıma yakalanmış Jülide hanım korkutucuydu sevmezdi bizleri ama hayalden daha çok nefret ediyordu.
o gece hayal in çığlıkları bütün yetimhaneyi inletti.çok istedim onun yanına gitmeyi ama bana izin vermediler.
Jülide hanım bana yaklaşamıyordu ben şehit çocuğuydum sabaha karşı Emel anne geldi yardımcı ablalar aramışlar ada geldi ve hayal i ordan çıkardılar hayal o günden sonra ne acısını nede korkusunu kimseye göstermedi o hep güçlü kız oldu benden başka kimse onun acısını göremezdi.
Efruz beyden konaga haber geldiğinde elim ayağım boşaldı Mirza beyin hayalden ne istediğini anlamış değilim konaktan hemen dışarı koştum bira önce hayalin yanına gitmem gerekiyordu benden başka kimsenin yanında aglamazdı acı çekerdi.
konaktan tam çıkarken birinin kolumu çekmesine arkaya doğru sürüklendim.
başım bişey çarpmıştı duvaramı tozladım ne ah hayır ama ya başım Hazarın göğsüne çarptı.sert göğsünde orman kokusuyla farklıydı bana doğru edilip
Hazar
_nereye bu halde
Dalya
_Hayale gitmeliyim
Hazar
_hadi seni ben götüreyim
_tamam
şükür ki kekelememiştim bir erkek bu kadar güzel olabilirdi
yol ne kadar sürdü bilmiyorum ama aklım hayaldeydi biran önce onun yanına gitmek istiyordum .otele gelince hayalin odasına çıktım kapıyı çaldığımda arkadaşları açtı kapıyı hemen gözüm hayali aradı koltuğun üstünde perişan birşekilde oturuyordu.gözleri çaresizce gözlerime tutundu.hemen onu kucağıma sarıp saçlarını öptüm odanın içi kalabalıktı.onları odada bırakıp hayali banyoya soktum
Dalya
_agla yada ben aglayayı senin yerine ha
hayalin çığlığı doldurdu banyoyu ve odayı hıçkırarak feryat figan aglıyodu biraz sakinleşince odaya girdik karşımda o adamı görmeyi beklemiyordum
Dalya
_çıkın dışarı hemen Mirza bey bu odadan hemen çıkın dışarı
Mirza
_onunla konuşmak istiyorum
Dalya
_böyle bişey olmayacak
zorlada olsa Mirza kendi odasına gitmek zorunda kaldın.kızlar hayali sakinleştirir uyumasını sağladılar.aradan iki saat sonra
Sina kapıyı açtı gelen polistir.
_hayal Seyran
Sina
_nicin sordunuz
polis memuru
_hayal Seyran Mirza Hanoğlu nu yaralamaktan tutuklusunuz
esra
_ne ne saçmalıyorsunuz
polis memuru
_lütfen zorluk çıkarmayın
hayal
_Ben birşey yapmadım
polis memuru
_onu karakola gidince ögrenicez
hayal
_lütfenyapmayın
polisler hayali karakola götürdülerkızlar hazırlanıp hayalin arkasından gittiler.