DALYADAN
Hayal duyduğu her şeyden sonra büyük bir şok geçiriyordu sanki boyutlar arası bir gezintiye çıkmıştı küçücük yaşından beri neler yaşamıştı hepsinin sebebi bu muydu hastalıklı bir aşk ona atmıştı ki sadece dünyaya gelmişti bir bebekti gözlerinden akmaya başladı yaşlar kendini sıkıyordu Dal ya hayalin kriz geçirdiğini anlamıştı onu kendine getirmeye çalıştı ama yapamadım bir anda merdivenlerden gürültüler gelmeye başladı Mirza koşarak hayalin yanına geldi ellerine hayalin yüzüne koyarak onu kendine getirmeye çalışıyordu Ama hayal sanki bu dünyada değildi sürekli ağlıyor ve kendini sıkıyordu Mirza bu işin böyle olmayacağını söyleyerek arabanın anahtarını istedi Hazar anahtarı getirip arabanın sürücü koltuğuna göre işte Mirza kucağında hayalle arkaya geçti ben de hazar'ın yanına hayal'i kendine getirmeye çalışıyorduk ama hiçbir şey etmiyordu ne olmuştu ağır gelmişti arkadaşıma kardeşime Evet biz kardeştik herkesin bilmediği yetimhanede kardeş olmuştuk ama Gerçekte de kardeş çıkmıştık aynı anneden babadan olmasak da amca çocuklarıydık ben Bildiklerimi anlatmıştım Bir de bilmediklerim var da Cesaret edip Demiroğlu konağına gidememiştim o adamla karşılaşmayı istemiyorum babamın cellatıyla Yakup demirhan'a Al kızını getirdim Benim babamla hayallerimi aileme Sen de bana geri ver demek çok ama hayalini düşündüm onunla hiçbir suçu yoktu çünkü yetimhanede ona yaptıklarını bir tek ben şahit oluyordum karanlıkta çığlıklarını bir tek ben duyuyordum ona çok çektirmişlerdi sebebini hiç bilmedik hiç duymadık ta ki Emel Anne gelene kadar sebepsiz bir şefkatle seviyordu hayali sanki annesi evladı gibi Demek ki bir vicdan azabı çekiyordu söyleyebilirdi bize her şeyi çocuktuk Sonuçta ne yapabilirdik ki yalan söylemedi kaçtı bizi o Yalnızlığa o korkuya etti Hayal hala baygınlar Ağlıyordu ve kendine gelemiyordu hastaneye geldiğimizde Mirza hayali kucağına almıştı doktorlara bağırmaya başladı Doktorlar koşturarak gelip hayali aldılar ne olduğunu sordular ve anlattılar Doktorlar biz içeriye almadı hayali muayene ediyorlardı bir anda doktorun Biri gelip Hayal Hanım büyük bir çöküntü içinde büyük bir şok yaşamış Şu an bir sakinleştirici verdim Biraz dinlenmesi lazım ondan sonra gidebilir dedi odaya girdiğimizde hayali uyuyordu ama gözlerinden yaşlar geliyor daha hala Mirza Bey Kolumdan tutup beni dışarıya çektim ve bana neler olduğunu sordu Ben de her şey onu anlattım sonra bana dönüp Bu hikayede eksikler yok mu Dalya Her şeyin bir anda böyle ortaya çıkması sence seni hiç şüphelendirmedi mi Bu hikayede çok eksik var Lütfen biraz geride dur ve ben her şeyi araştırayım size söz veriyorum en doğru şekilde her şeyi öğreneceğim ama sen de bana söz ver artık hiçbir şeye karışmayacaksın başımı salladım Hazar elinde çayla geldi birini bana birini Mirza verdi Onu doğru baktım başıyla onayladı
-tamam dedim
- ama her şeyin kısa zamanda öğren yoksa hayal ve ben böyle yaşayamayız Eğer bulamazsanız hayal gider buradan Mirza Bey tek Buradan değil ülkeden gider biliyorsun yakın zamanda bir ödül aldı aldığı esas ödül ise yurt dışında eğitimde ben buradayım diye duruyor ama inanın onu buraya ben bile bağlayamam Mirza ayağa kalktı
-böyle bir şey asla olmayacak hayal ne benden ne de bu şehirden gidebilir dedi ve çıktı aradan zaman geçti Hayal Uyanmaya başladı yanına gittim
-iyi misin diye sordum başını salladı Onun da aklında eksikler ve bu sorular vardı yanıma gelip elimi tuttum bir şey mi istiyorsun kuzum diye sordum başını salladı
-Dalya Sence Bu hikayede eksikler yok mu Bence çok eksik var araştıralım arkadaşım ben bu eksikleri bulmakla öğrenmek istiyorum yani hafiften başımız salladım
HAYALDEN
Dalya ile ikimiz için zor bir yola girmiştik artık ve bu yolda çok yaralar alacağımızı biliyordum çektiğim acıların aldığım yaraların bir bedeli vardı Dalyan'ın anlattıkları tüm düzdü pürüzsüz hiçbir şey bu kadar pürüzsüz bir şekilde öğrenilemez Emel anneyi tanıyorum böyle bir şeyi olur Orada bir köşede konuşma yetimhanedeki bütün çocuklar beni tanır severdi onlardan biri Duyar diye ödü kopar yetimhaneden dışarıda konuşurdu Ama öyle yapma işte Sanki Birileri duysun diye yetimhanenin bahçesinde konuştu Dalya ile konuştuklarımızı düşündüm eksikler nerede diye tek tek analiz ettim Çok Eksik vardı canım arkadaşım elimi tuttu gözlerimin içine bakarak iyi misin diye sordu Gerçekten iyi miydim kötü müydüm bilmiyorum bu Duyduklarım ve öğrendiklerim beni yıpratmıştı ama biliyordum ki gerçekler Bu kadar kolay öğrenilmezdi dalyaya dönüp demirhanların konağına giderim Yakup demirhan'la yüzleşelim bence babanın ölümünde de ikimizin yetimhaneye bırakılmasında da başka bir şey var dedim Dalya yüzüme bakıp kafasını salladı ama biliyordum ki o da korkuyordu benim gibi o da stresliydi hemşireyi çağırır mısın dedim bir an önce buradan gitmek istiyordum yarım saat sonra gelen hemşire kolumdaki serumu çıkarmış taburcu olmak istediğimi söylemiştim doktor geldiğinde taburcu işlemlerini yapıp hastaneden çıkmıştım hastanenin önündeki taksilere binip Demirhan konağına gitmek istediğimizi söyledik 20 dakikalık bir yol sürdü aklım karmakarışıktı Yakup demirhan'la yüzleşecektim O benim babamdı beni isteyip istemediğini gözlerinden anlayacaktım beni evlat olarak gerçekten arayıp aramadığını o gözlerinle anlayacaktım taksici geldik dediğinde kendime gelmiştim ama bir süre dal ya Taksiden inemedi gözlerinden yaşlar geliyordu yetimhaneye geldiğinde 3-4 yaşlarında olduğu için burayı hatırlayabilirdi ailesini mutlu günlerini arabadan inmiştik ve Konağın kapısına doğru ilerliyorduk kapıdaki korumalara Yakup Demirhan ile görüşmek istediğimizi söyledik ama Korumalar Biz içeri alamayacaklarını söylediler delirmiş bir an bütün öfkelen ve sinirimle deli gibi bağırmaya başladım
-Yakup Demirhan çık dışarıya diye o kadar çok bağırıyordum ki bir anda koca Kapı açıldı içinden ufak tefek bir kız Buyurun içeriye geçin Yakup Beyim sizi bekliyor dedi bahçeye doğru ilerledim Konağın merdivenlerine geldiğimde karşımda gördüğümde durdum sarı saçlarına aklar düşmüş masmavi gözleriyle gözlerinin kenarındaki yaşlılık çizgileriyle hala çok yakışıklı ve karizmatik bir adam duruyordu Yakup demirhan'la görüşeceğim dedim ya Adam 2 merdiven aşağıya iniyor
-Buyur kızım benim bir şey mi olur bir şey mi istiyorsun dedi Ona Doğru yürüdüm gözlerimin içine bakarak biliyor musun
- Ben kimim belki Senin vicdanın Belki de senin Cehennemi buna sen karar ver ya Demirhan adam Kaşlarını çatarak bana baktı -Bu ne demek oluyor dedi biraz daha ona doğru yaklaşarak Gözlerinin içine bakarak gözümde akan yaşları Durduramıyorum ama Sesimin titremesi için olanca gücümle
- ben senin ve Meryem'in yasak ilişkisinden olan kızınız hayal seyran'ım dedim adamın gözleri bir anda titremeye başladı merdivenin korkuluklarını tutundu gözümün içine baktı mutluluk vardı ama Hüzün de vardı bir an dalyaya döndüm elini tuttum yanıma getirdim
-Bak bu kıza bu kız da Murat demirhan'ın kayıp kızı Dalya Demirhan dedim
adam bu sefer çok şaşırmıştı bize baktı mutluydu ama bir o kadar da Şaşkın önce bana geldi sımsıkı sarıldı kokum içine çekti
-buldum seni çok şükür dedi
Ona sarılmak için can atarken Ellerim ona değmedi yapamadım geçmişimde yaşadığım acılar buna engel oluyordu önce geçmişimi doğru şekilde öğrenmeliydim sonra onunla baba kız olabilirdik babam Benden ayrıldıktan sonra dalyaya doğru yürüdü geldin demek muaratımın kızı sensin Buldum Seni de çok şükür murat'ımın emaneti Sen çok aradım seni önce Öldü sandım ama sonra yaşadığını öğrendim Aramadığım Yer Kalmadı ama bulamadım özür dilerim ikimizden de özür dilerim ikiniz de erkenden bulamadığım için özür dilerim Yakup Demirhan bizi Konağın içine oturmak için büyük bir salona götürdü çok zevkli döşenmiş bir salon var klasik de ama bir o kadar da modern Biz bildiklerimizi Yakup Bey'e anlatmıştık Yakup Bey bir anda yüzünü sıvazladı elinin saçlarının içine götürdü Ve derin bir nefes aldı bize dönerek Bunların hepsi yalan bunların hepsi gerçek sanılan yalanlar kızım gerçekler daha da farklı daha da acı ben size gerçekleri anlatayım kızım siz de araştırın tüm imkanlarımı size seferber ediyorum yeter ki İkimiz de gerçekleri öğrendiğiniz zaman mutlu olacağınıza inanın İkimiz de oturmuş Yakup Bey bilmiyorduk Yakup Bey anlat başladı
YAKUP DEMİRHAN DAN
Meryem'le ikimiz Ortaokulda başlayan büyük bir aşka sürüyorduk o zamanlar buralarda lise çok zor daha Başka şehirlere gitmek zorundaydık ikimiz de aynı liseye gittik Meryem babasının göz bebeği idi Çünkü o da babası gibiydi iseyi beraber okuduktan sonra üniversite için yine İstanbul'a gitmiştik Aşkımız devam ediyordu iki ailede biliyordu bizi nişanlamak istediler ama Meryem zamanı var okul bitmeden böyle bir şey hazır değilim dedi Ben de onun Bu dediğini saygı duydum gel zaman geç zaman Meryem'le aynı evde kalmaya başladık mutlu yaşıyorduk o sene okulun son senesiydi Meryem boynum atladı hamileyim Yakup diplomaları alıp hemen memlekete gidip evleniyordum dedi O kadar mutlu olmuştum ki Meryem'le bir bebeğimiz olacaktı bizimle Canciğer bir arkadaşımız vardı kardeşim dediğim canım dedim Selim Selim bize katıldıktan sonra Meryem değişmeye başladı Selim ve daha çok zaman geçirmeye Selime takılmaya onunla görüşür konuşurken farklı giyinmeye hal ve hareketleri git de değişiyordu içimdeki kurt Beni yiyip bitiriyordu ne olduğunu anlamaya çalışıyordum Meryem hamileydi Ve ben ne olduğunu öğrenmek istiyordum bebeğim Benden aldığını biliyordu ama bebekten önemli daha farklı şeyler vardır bir gün Meryem'e memlekete gitmem gerekiyor birkaç günlüğüne hemen geleceğim dedim Evden ayrıldım Selime de memlekete gidiyorum birkaç günlüğüne dedim bir Otele yerleştim ve onları izlemeye başladım Bir gün yemeğe çıktılar Meryem'in hiç girmeyeceği tarzda bir elbise saç ve makyaj vardı birkaç kez ona böyle giyinmesini ben de istemiştim ama o reddettim işte ne olduğunu anlamaya çalıştım restoranın cam kenarına oturdular el ele göz göze arada Selim Meryem'in elini öpüyor Meryem'in yüzüne dokunuyorum aynı iki Aşık Gibi sesimi çıkaramıyordum onların Daha ne kadar ileriye gideceğini görmek istiyordum yemekten çıktıktan sonra sarmaş dolaş Meryem Ve benim kaldığım eve gittiler onlardan 10 dakika sonra da ben girdim eve sessizce zaten geldiğimi de anlamadılar yerde ayakkabıları darmadağın gördüm yatak odasındaki inleme ve kahkaha seslerini duydum koşar adım yatak odasına gittim de Meryem ve Selim sevişiyorlardı bir anda beni gördüklerinde �kisi de şok olmuştu önce Selim'i döverek evden at mıştım sonra da Meryem'i evimden kovmuştum �kisi de gittikten sonra zil zurna sonra sarhoş olmuş bu yaşadıklarımın gerçek olmaması için dua etmiştim 2 hafta sonra diplomaları almıştık 2'sinde de karşılaşmamak için diplomamı alır almaz memlekete döndü Meryem de dönmüştü benden önce önce Babamla konuşmuş sonra babasıyla Babam ve babası gerçekleri bilmediği için Meryem'e inanmışlar Selim Meryem'e ilişkilerine biraz ara verelim demiş Meryem de karnındaki bebeğin büyüdüğü için en kısa ve en zahmetsiz yolu düşünmüş Benim ona olan olan aşkımın devam ettiğini düşünüp vlilik için her iki Aileyi de İkna etmiş memlekete döndüğümde Babam bir an önce düğünün yapılmasını Meryem'in gelin olması gerek tiğini söyler böyle bir şeyin olmayacağını söylediğimde babamla tartışmıştık Meryem'in arkamdan çevirdi oyunları yardımcımız Fatma abla söylemişti hemen Meryem'i yanına gitmiş ne işler karıştırdığını öğrenip ne yapmaya çalıştığını sordum Meryem çocuğunun babasız büyümeyeceğini ve bu evliliğin olacağını söyledi bunu nasıl olmayacağını Selim'le beni nasıl aldattığını yüzüne vurdu Meryem umursamaz bir şekilde Selim zaten ilişkiye ara verdi Yani bu evlilik olabilir dedi kan beynime sıçramıştı Meryem'e tokat attım ve bir daha karşıma çıkmaması gerektiğini söyledim ama Meryem durmamış iki aile arasına mifak tohumları ekmeye başlamıştı bir gün kardeşin saitle bir olmuş iki aileyi kanlı bıçaklı etmişlerdi babam durumu anlamış beni bag evine kapatmıştı saitte iki aile nin güçü bende olursa onu beş parasız bırakacagımdan korkmuş ve benim evlendiğim dedikodusunu yaymış tüm mardine o sıra Selim meryemle barışmış ve İstanbula gitmişler ordada evlenmişler
selim çocuğu yani seni sahiplenmiş sen dogduktan sonra ama Meryem gitgide sana kinlenmeye başlamış ve sana zarar vermeye başlamış Selim Meryem durduramamış ve seni meryemden uzak tutmaya çalışmış Meryem seni bulması zor olmamış Selim bir yetimhane yaptırmış seni orda elbebek gül bebek büyütmek için ama Meryem git gide seni takıntı yapmış ve yetim hane yide öğrenmiş ama artık selimi kaybetmek istemediği için yetimhanede çalışanlara yüklü para vermiş ve onlar orda sana kötü davranmış tabi Meryem oraya kamerayla takip ettiği için bundan tatmin oluyor Selim sana öyle baglanıyor ki bana vermek istememiş aradan gecenzamanda Selim sana yapılanları öğreniyor ve yetimhanenin yönetimine kızkardeşi emeli getiriyor oradaki tüm kameraları kapatıp meryeme hizmet eden herkesin işine son veriyo ve emelle titiz bir şekilde oraya yeni kişiler alıyorlar sana daha güvenli ortam saglıyolar ama o sırada seni bende arıyordum rahmetli kardeşim murata anlattım eli kolu uzundu muratım sen dört yaşındaydın murat seni bulmuş ve buraya gelip bana haber verecekti ama Meryem ve sait muratımı arabada taratmış biz bunu sonra öğrendik orda bir kız cesetide vardı onu muratın kızı sanmıştık ama Meryem murata yardım eden adamın kızını öldürtmüş ve muratın kızıyla yer değiştirmiş maviyi cok aradık ama bulamadık Dalya söze girerek
-mavi kim
-sensin kızım
-ama benim adım Dalya
-hayır senin adın mavi demirhandır kızım Dalya ölen kız çocuğunun adı babasıda askerdi aynı baban gibi oda şehit oldu
Dalya aglamaya başlamıştı
-aglama kuzum
-adım bile benim değilmiş hayal bak sana dedi Ona sımsıkı sarılmıştım
yakup beye döndüm
-devam Edin lütfen dedim
Selim ölmeden önce beni aradı ve olanı biteni anlattı ve bana mardinde bir ödül töreni düzenlediğini kızımında burda olacağını söyledi kızımı meryemden uzaktut diyede vasiyet etti.
tabi Mirza Hanoğlu olay çıkarınca ortalık karıştı ve sana ulaşamadım ama bir kızın bir düğünde ben Dalya Demirhanım deyince kafamız karıştı çünkü niz maviyi arıyorduk dedi
Dalya da bende şok olmuştum ama gerçekleri öğrenmiştim tabi Yakup Demirhan ı dinleyen biri daha vardi .
Mirza oda oradaydı ve yakup beyin anlattıklarını dinlemişti akşama Meryem hanım gelecekti konaga ya şimdi nolucaktı artık onunla yüzleşeçektİm.