Kiraz siyah camların arkasından güneşli güne bakarken, hem korkuyordu hem de heyecanlıydı. Sabah erkenden Tamer onu aramış ve bir saate hazır olup aşağı inmesini istemişti. Kiraz ona nedenini sorsa da Tamer hiçbir açıklama yapmadan telefonu kapatmıştı. Kiraz söylenerek hazırlanmış aşağı indiği an Tamer’den bunun hesabını sormayı beklerken yeni bir sürpriz ile karşılaşmıştı. Tamer’in resmi davetler için kullandığı şoförü ve arabası karşısındaydı. “Günaydın Kiraz Hanım” diyen şoför ona kapıyı açtığında Kiraz yutkunmuş söyleyeceği her sözü unutmuştu. Arabaya bindikten sonra şoföre nereye gittiklerini sormayı akıl edebilmişti. Limana gittiklerini öğrendiğinde Tamer’in ne planladığını anlamıştı. Araç limana girerken Kiraz’ın hem nefesi kesildi hem de kalbi deli gibi çarpmaya başladı. Tamer

