Saat sabahın dördü ve ben uykusuzluktan öleceğim. İstanbul’daki balo biter bitmez uyumuştum saat on ikide uyuyup sabah ikide uyandım çünkü saat üçte uçağımız vardı ve bir saattir uçaktayız herkes uyudu ama ben hala uyuyamıyorum. İçimde garip bir his var, efelerin konağının bulunduğu yer Adana’da küçük bir yer herkes herkesi tanıyor onu geçtim orda sıkıntı yok bende öyle bir yerde büyüdüm ama bir aşiret bir sürü adet, gelenek, töre ve ben hiçbirini bilmiyorum. Kime sormam gerektiğini de bilmiyorum. Ben düşüncelerimle boğuşurken Efe beni kendine çekti ve yorgun bir ses tonuyla "Uyu artık sevgilim, Bugün yeterince düşündün" dediğinde anlamamıştım. Benim bir şeyler düşündüğümü nereden biliyordu ki acaba. Kafamın karıştığını fark etmiş olacak ki hafif bir tebessüm etti ve "Mira dışından konu

