4.İsteme

1020 Kelimeler
*** "Demirhan aşireti Geldiler!" Kardeşim Avjin'in söylemesiyle kalbimin hızlıca çarpması ile geriye itekledi.Annem ile babamlar bir bir Demirhan aşiretini karşılamak için dışarıya çıkmışlardı kapı arasında durmuş bir bir içeriye giren insanlara istemsizce gülümseyip başımı eğmiştim.O kadar hazırlıklı gelmişlerdi ki sanki bu iş tamamış gibi.Bir anda duruşu ve zarafeti ile beni kendine çeken Hazal hanım bana sarılınca ona istemsizce gülümseyip konuştum. "Hoşgeldiniz!" "Hoşbulduk kızım!" Bana bakan Hazal hanım baştan aşağıya göz ucuyla süzüyordu.Üzerimde olan bakışlar ile yanaklarıma giren sıcaklık ile fark ettim ki yanaklarım kızarmıştı.Bana bakan kadın konuştu. "Maşallah sana maşallah pekte güzelmiş sin!" Bana yaptığı iltifatlar ile yanımdan geçip içeriye giren Hazal hanım bana bakmaya devam ederek içeriye girdiler.Babam ise elini sıktığı ellili yaşlarında olan Cemal Adar'ın amcasıydı.Elini sıkarak içeriye giren aile büyükleri ile içeri giren siyah takımlı otuzlu yaşlarında içeriye giren adama göz ucuyla bakıp doğru dürüst görmeden hemen mutfağa girdim.O kadar çok insan gelmişlerdi ki sanki tüm aşiret buradaydı gibi.Kadınları oturma odasına erkekleri ise salona almıştık.Babam salonda aşiretin ağası ile annem ise oturma odasında kadınlara eşlik ediyordu.Ben isem heyecanımı desem korkumu desem bilemedim.Tedirgin bir şekilde hem çay demleyip hemde kahve yapmaya çalışıyordum.Benden iki yaş küçük olan kardeşim bana yardım edip oradan oraya koşuşturuyordu.Annem amcamın karısına haber yollamıştı amcam erkenden gelmişti ama yengem biraz geç kalmıştı.Mutfak kapısından içeriye giren yengem bir anda mutfağa girip bana yardımcı oldu. "Rozerin hadi canım çaylar hazır amcan bunları erkeklere servis etsin sende bunları kadınlara servis et canım!" Yengem geldiği gibi herşeyi beş dakikada hazırlayıp benim ve amcamın eline tutuşturduğu gümüş tepsileri Demirhan aşiretine servis etmemizi istiyordu.Elimde tutuğum tepsinin ağırlığı ile yavaş adımlarla içeriye girdim.Bir bir dağıtığım çaylar ile gelen kadınlar aralarında beni süzüp süzüp konuşuyorlardı. "Maşallah maşallah Adar'a da böylesi yakışırdı zaten!" Hazal hanıma dönüp konuşan kadın. "Hazal maşallah gelininde pek güzelmiş!" O kadar keskin konuşuyorlardı ki sanki bu iş olmuş gibi.Hazal hanım eline aldığı bardak ile bana bakıp konuştu. "Maşallah öyledir Allah'ım nazarlardan saklasın ay parçası gibi!" Hakkımda konuşulan şeyler ile yanaklarım iyice kızarmış ve her an oracıkta düşüp bayılacak gibiydim.Çayları bir bir dağıttıktan sonra hızlıca odadan çıkıp mutfağa tam gidecekiken salon kapısından karşı tarafta oturan adamı görünce gözlerim gözlerine değdiği an hızlıca mutfağa girdim.Yengemin hem çaya koşması hem bulaşıklara koşmasına yardım edecekken yengem konuştu. "Hayır Rozerin ben yaparım buraları hadi sen biraz otur hiç iyi görünmüyorsun.Sen bu halle nasıl Adar Demirhan'ın karşısına çıkacaksın merak ediyorum valla!" "Ay yenge bahsetme ya hiç iyi değilim zaten!" "Deme öyle çocuk çok yakışıklı ve tam sana göre!" Anlayamıyorum yengem beni ve o adamı nasıl yan yana getirip yakıştırıyordu hiç anlayamıyordum.Yengeme dönerek cevap verdim. "Yenge adamı çok beğendiysen kızını ver!" Bana gülerek cevap veren yengem. "Keşke kızım biraz daha büyük olsaydı ve kızım için gelselerdi verirdim kızımı!" Yengeme sırıtarak konuştum. "Ay alemsin yenge!" Bir anda yengemle konuşmamızın üstüne gelen amcam konuştu. "Siz ne yapıyorsunuz hadi millet içerde siz burda laflıyonuz.Zehra ben geçiyorum!" Yengem amcama bakarak konuştu. "Tamam canım sen git bende geliyorum!" Ne dediklerini anlamış değildim ama yengem amcamın söylemesi ile beni hemen alıp üst kattaki odaya götürmek için kolumu tutu ona istemsizce bakıp konuştum. "Ne oldu yenge!?" "Rozerin burada bekle canım birazdan Adar ağa ile konuşacaksınız babamlar öyle uygun görmüşler en azından tanışıp konuşmanızı istiyorlar.Hadi sen geç odaya onlarda gelirler şimdi!" Beni odada yanlız bırakıp gitmek isteyen yengemin kolunu tutarak konuştum. "Yenge lütfen gitme beni o adam ile yanlız bırakma.Hem ben ne konuşurum lütfen yenge kal!?" "Hayır Rozerin bak işte amcanlar geliyorlar benim işlerim var!" Diyerek elimden hızlıca çıkıp aşağıya inmişti hızlıca yanımdan uzaklaşan yengemin arkasından bakınca amcam ile gelen Adar ağayı yukarıya çıktıklarını görünce hemen ne yapacağımı anlamayıp bir anda odanın içinde buldum kendimi.Amcam ile kapıda konuşan Adar ağa kapıyı yavaşça açıp içeriye girdi.Ayakta öylece dikilmiş başımı eğmiştim.İçimden kopan fırtınalar kalbimin hızlıca çarpması ile utangaçlığımı yüzüme vuruyordu .Geniş odanın içerisi sanki bir anda daracık bir yere dönüşmüş gibiydi.Kendimi o kadar tedirgin hissediyordum ki avuçlarımın içi bile terlemişlerdi.Ama duyduğum ses gecenin sessizliğinde beni irkilti. "Daha ne kadar sesiz kalacaksın!?" İlk defa duyduğum ses ile bir anda başımı kaldırıp baktığım adama bana bakışlarını görünce keskin bıçak gibi sert bakıyordu.İlk defa yüzünü net gördüğüm adar Demirhan'a bugüne kadar bu yakışıklılığı ile nasıl evlenmemişti hayret ediyordum.Bakışlarım ile oturduğum koltukta bakışlarım yine ona kaydığında yine bana baktığını gördüm.İlk defa Mardin'in en soylu ağasını karşımda böyle görünce elim ayağım birbirine dolanmış gibi hissediyorudum.Ciddi bakışları yüzündendi de bu tavrım elbette. "Rozerin!" Bir anda söylediği şeyle sanki bir şeyi çözüyormuş gibi söylüyordu.İsmimi söylediğinde kalbimin yerinden iteklemesi ile kuruyan dudaklarımı ıslattığım da bir anda gözleri dudaklarıma kaymıştı.Bir anda bakışlarımı ondan kaçırıp oturduğum yerden bir an önce konuşmasını bekliyorudum.Yoksa biraz daha burada kalırsam düşüp bayılacaktım.Bir anda odanın içine yankılanan sesizlik ile konuşan Adar ağa. "Neden benim ile evlenmek istedin!?" Bana sorduğu soru ile bakışlarımı hızlıca Adar ağaya çevirip konuştum. "Asıl sen benim ile evlenmek istemiş sin!" "Hayır bak Rozerin ben asla evlenmek istemiyordum ama annemin ve aşiretimin ısrarı olunca kırmak istemedim ama sen bana göre çok küçüksün ve benden sana koca olmamı da bekleme!" Ne!Bu ağa zübbesi bana ne demeye çalışıyordu.Onu sevmeme mi yada aşık olmamamı mı söylüyordu.Kendimi biraz toparlayarak burnumdan aldığım nefes ile Adar ağaya dönerek konuştum. "Merak etme duygularımız karşılıklı hem sen bir ağasın ben isem sıradan bir kız bizi bir kefeye bile koysalar bizden olmaz.Ha bu arada senden bir beklentim falan da yok merak etme senin o yüzüne aşık olacak halim yok!" Baktığım yüz ve koyu renk gözleri derince bana dalıp konuştu. "Umarım öyle hissediyorsundur küçük hanım!?" "Hiç şüphen olmasın!" Sert duruşumu ve cittiyetliğimi bozmadan hızlıca ayaklandım tam kapıyı açarken bir anda beni duvara yaslayan adam koyu renk gözlerini bana dikmiş bakıyordu.Bana iyice yaklaşan Adar ağayı daha da net görmüştüm.Gözlerimin kaydığı dudaklar şişkin alt dudak ile ince üst dudakları bana iyice yakın oluyorlardı.Beni duvara yaslayan adam ne yapmaya çalışıyordu.Gözlerime diktiği gözleri ile parmağıyla öne doğru gelen saçlarımı geriye atarak bir anda kulağıma doğru eğilip konuştu. "Hiç sanmıyorum küçük hanım şimdiden kalp atışlarını hissede biliyorum!" Bir anda kendimden uzaklaştırmak istediğim adamı itince iki bileğimden tutup beni kendine iyice çeken adam koyu renk gözlerini dudaklarıma çevirince kalbim duracak mış gibi hissediyordum.Gözlerimi onun bakışlarından kaçırmak için kapatmıştım.Bileklerimi yavaşça bırakan Adar ağa kapıyı açıp tam gidecekiken cesaretimi tekrar toplayıp konuştum bu cesareti nereden alıyorsam. "Emin ol senin gibi kaba ve duygusuz birine asla aşık olmam!"
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE