2.Rozerin

921 Kelimeler
1.Rozerin Rozerin; Güneşin doğduğu yer *** Akşam saat dört civarı üniversiteden ayrılıp eve doğru yol aldım.Arkadaşlarımla gidip arkadaşlarımla eve dönüyordum.Yan komşumuzun kızı Nojin ile çok sıkı dostluğumuz vardı.Ne o bensiz gider okula nede ben onsuz giderdim.Beraber eve doğru giderken bir anda bana bakarak konuştu. Rozerin biliyormusun ben geçen gün düğünde bir adam gördüm çok yakışıklıydı. Bir anda gülümseyerek konuşan Nojine baktım ve konuştum. "Hayırdır Nojin bakıyorumda üniversiteyi okumayı istemiyorsun?" Bir anda panikle bana dönüp cevap verdi. "Hayır Rozerin ben sadece öylesine söyledim!" "Nojin bunu öylesine bile düşünme çünkü seninle biz hayallerimizi gerçekleştirmeden evlenmeyeceğiz biz bir birimize söz verdik!" "Aman Rozerin seninle de bir şey konuşulmuyor!" Yol boyu sohbete dalmış zamanın ne ara bu kadar hızlı geçtiğini fark bile edememiştim bir anda kendimizi evin önünde bulduk.Nojinden ayrılıp tam kapıyı çalacağım zamanda kapının aralıklı olduğunu gördüm ve yavaş hareketler ile içeriye adımladım.Elimdeki kitaplar ile içeriye girdiğim an odama doğru gidecekken bir anda salon kapısının önünden geçerken duyduğum şeyler ile durdum.Babam ile annemin konuşmalarını duyunca şok oldum. "Hanım kız gelmedi mi daha!?" "Yok bey birazdan gelir!" "Bey sana diyeceklerim var!?" "Nedir gel şöyle de anlat!" Annem yavaş adımlar ile babamın gösterdiği koltuğa oturup tedirgin bir şekilde konuştu. "Bey bizim şu Fatma hanım varya!" Babam bir anda konuşup annemin lafını kesmişti. "Eee ne olmuş Fatmaya!?" Annem derin bir nefes alarak hızlıca konuştu. "Bugün bize geldi ve Hazal Demirhan yollamış oğlu Adar için akşam bize geleceklermiş!" Bir anda duyduğum şey ile gözlerim kocaman açıldı ve nefes almayacak duruma gelmiştim.Babam ise kabul etmişti. "Tamam haber yolla gelsinler!" Dediği an elimden düşen kitaplar ile elim ayağım bir birine girince annem hemen sesi duyup ayaklanarak bana doğru geldi.Panikle yerdeki kitapları toplamaya çalışırken annem konuştu. "Rozerin kızım geldin mi!?" Gözlerim dolmuş bir şekilde konuştum. "Evet ana geldim!" Diyerek hızlıca odama çekildim.Elimdeki kitapları masaya bırakarak yatağıma geçip pencere kenarına oturup ağladım. Ben Rozerin. On sekiz yaşında,yaşıtlarımın yaptığı gibi okumak yada hayatım hakkında gelecek planları kurabilecekken az önce babam tarafından Mardin'in en soylu ailelerinden birinin beni oğullarına istediğini öğrendim. Yaşımın küçük olması-ki on sekiz yaş buralarda gayet uygun bir evlenme yaşıydı-ya da hala çocuk gibi olmam kimsenin umurunda değildi sanırım. Evlenmenin tanımını bile tam olarak bilmiyoriken beni evlendirmeleri beni çok üzüyordu.Eğer bu evliliği kabul etmesem duyacağım lafları şimdiden tahmin edebiliyordum.Bu evliliği kabul etmemek bile delilik olurdu çünkü Demirhan ailesinin en soylu adamı ile evlendirilecektim.Her genç kız gibi bende bir gün evlendirilecektim ama bugün olmaz çünkü benim hayallerim varken evlenemezdim.Adar Demirhan ile evlenmek isteyen o kadar kız varken benim istemem bir delilik olurdu. Adar Demirhan. Onu sadece gittiğimiz düğünlerde bir kaç kez görmüştüm ama hiç kendim ile düşünmemiştim. Yaş olarak aramızda o kadar çok fark vardı ki o otuz yaşında ve ben isem on sekiz yaşındaydım.Hem onun sinirli ve kaba bir adam olduğunu çok duymuştum.Ve hiç evlenmek istemediğinide ama bugün bu kararını ne değiştirdi de benim ile evlenmek istiyordu. O herşeyden ve herkesten nefret eden bir adamken ben ise büyüdüğü yere rağmen içi hayat dolu bir kızdım.Ben nasıl akıllarına gelmiştim beni Adar Demirhan'a nasıl yakıştırmalar dı hiç anlayamıyordum. 'Bu akşam Mardin'in en soylu ailesi Demirhan ailesi bize hayırlı bir iş için geleceklerdi.' Küçüklüğümden beri toz pembe dünyamda yaşarken bu akşam tek bir cümle ile hayatım kararacaktı. Büyümeyi hiç sevmemiştim.Hep bu pembe dünyamda yaşayıp hayallerimi gerçekleştirmek istiyordum.Ama ne yazık ki benim de hayatımı herkes gibi mahvedeceklerdi. Bir anda kapının aralanması ile gözlerimde akan yaşları silip yerimden hemen doğruldum.İçeriye gelen annem bana bakarak konuştu. "Rozerin kızım neden ağlıyorsun!?" Başım önümde bir şekilde anneme bakmadan konuştum. "Yok bir şey anne!" "Rozerin kızım biliyorum saklamana gerek yok.Babanla konuşmalarımızı duydun dimi!?" Yatağımda doğrulup annemin dizlerinin önüne çökerek elini tutup konuştum. "Anne ben evlenmek istiyorum lütfen beni evlendirmeye!" Annem ellerimi avuçlarının içine alarak konuştu. "Yavrum sen istemiyorsan baban zaten seni vermez!" Annem öyle diyordu ama sonradan benim yüzümden babama söylenecek laflar yüzünden kendimi kötü hissediyordum. "Anne ben okuyup ayaklarımın üzerinde durmak istiyorum lütfen buna engel ol!" Annem gülümseyerek konuştu. "Kızım dur hele böyle kendini harap etme bir çocuğu gör ondan sonra konuşuruz tekrar!" Annemin dediği ile başımı eğip bir şey söyleyemedim.Annem elini çeneme atıp yüzümü yukarıya doğru kaldırarak yanaklarımı ıslatan göz yaşlarını silip yanağıma koyduğu küçük öpücük ile bana şevkatli bakışlarıyla bakıp odadan çıktı. *** Karanlığın gerçek yüzü çökmüştü güne.Akşamın nasıl olduğunu anlamadan bir anda kendimi hazırlanırken buldum.Üzerime giydiğim kırmızı tonlarında bir elbise giymiş uzun saçlarımı ise dalgalı halleri ile açık bırakmıştım.Yüzüme ise bir şey yapmamıştım sadece sürdüğüm cilt nemlendiricisi ile birazda olsun cildimin parlak görünmesini istemiştim.Nede olsa ben Kaya ailesinin kızıydım.İstemeye istemeye yaptığım hazırlıkla aşağıya indiğimde gördüğüm hazırlıklar karşısında içime derin bir nefes aldım. Bunca hazırlık sadece o insanlar içindi gelip oturup görüp gitmeleri içindi.Her şey Kaya ailesine yakışır bir şekilde olmalıydı. Benden iki yaş küçük kardeşim Avjin bana doğru adımlarken yanıma gelip konuştu. "Ayy abla çok güzel olmuşsun!" Ona hafifçe gülümsediğimde duyduğumuz araba sesleri ile biribirimize baktık. Söylediği şey kalbimin hızlıca çarpmasına sebep oldu. "Abla geldiler!" Avjinin demesi ile elim ayağım bir birine dolanmıştı ve hızlıca mutfağa annemin yanına gittim.Annemi tekrar karşıma alıp konuştum. "Anne geldiler ne olursun beni o suratsız adama vermeyin!" Annem bana bakarak konuştu. "Şişt kızım biraz sakin ol hadi sen ocağın başına geç de kahvelere bak.Bende misafirlere bakıp geleceğim!" Anneme ne desem fayda etmiyordu ona istemediğimi söylememe rağmen bana kahveleri yapmamı söylüyordu.Kahveleri yaptığım esnada yanıma gelen Avjin kahkaha atarak konuştu. "Abla eniştem çok yakışıklı emin ol sende onun o cazibesine dayanamazsın!" Kardeşim Avjin koluna attığım cimdikle uyardım. "Şişt Avjin sus birisi duyacak şimdi!" Kardeşim Avjin benden ne kadar iki yaş küçük ise yeri geldiğinde sır ortağım yeri geldiğinde de kardeşimdi.Bazen kendimi öyle hissediyorum ki sanki ben ondan küçükmüşüm de o benden büyükmüş gibi.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE