Daha kafamdaki soru işaretlerini çözüme kavuşturamamışken hayatıma yeni sorunların dahil olması çok can sıkıcıydı. Üstelik canımı sıkan şeylerin hiçbiri aslında beni ilgilendirmiyordu. Peki bana ne oluyor da ben kendi kendime triplere giriyorum, diye kara kara düşünürken kapının önünde beni bekleyen arabaya bindim. Mahir'in benim değişimim için aldığı randevulara zamanında teşrif edip kaçınılmaz sona bir an önce varmalıydım. Beynimin içi Burak'a anlatacağım bir sürü yalan, bahane üretirken aynı zamanda da Mürebbiyeyle yakınlaşmalarına dair acayip sahneler izletiyordu bana. Görüntülerin sarsıcı vahameti karşısında anlık bir sinir harbiyle kornaya yüklenince trafikteki sürücüler tarafından el kol hareketleriyle tepki görmem kaçınılmazdı. Yok, böyle olmayacaktı. Mahir'in yoluna girmeden ö

