Derin Dünden beri dediği gibi kimse gelip beni çıkarmadı yemek vermedi sadece Nadya bir sürahi su getirmişti. Pencerenin önünde kararan güne bakıyordum nerdeyse iki saattir hiç kalkmadan dışarıyı izliyordum. Benim odam arka tarafta olduğu için giren veya çıkanı göremiyordum ama evde olduklarını biliyordum. Bir ara Buse'nin kahkasını duymuştum ara ara Poyraz'ın da sesi geliyordu. "Şerefsiz! Beni buraya hapsedip kendi eğleniyor" akan yaşı sertçe silerek ormanı izlemeye devam ettim. Karnımın gururdamasıyla sinirle güldüm. "Demek beni açlıkla terbiye etmeye çalışıyorsun peki öyle olsun iki günün sonunda bile bir lokma yersem!" kaybedecek bir şeyim yoktu dengesiz halleri beni aşağılamasından bıktım ölümüm ile benimle uğraşmak zorunda kalmaz artık. Sonra aklıma kardeşim Ela geldi ve akan ya

