Bendi, kalbine huzur veren bu sesle gözlerine hücum eden yaşların her biri onu ve her şeyin yaratıcısı, ezeli ve ebedi olan rabbi için, ALLAH için akıtıyordu. Başını kaldırıp gökyüzüne şükrederek baktı. Utançtan kararmış bulutlar, kızarmaya tatlı bir pembeliğe evrilirken, Bendi'nin kime selam verdiğini biliyor gibiydiler.. telaşla çekildiler güneşin önünden.. güneşin parlaklığı neydi ki onun ışığının yanında... kalp gözüyle bakmayanın göremeyeceği harikalar cereyan ediyordu ve bunları gören yalnızca Bendi değildi.. Burçak, hâlâ az öncesinde duyduğu o sesin etkisinden çıkamamışken, deli gibi ağlıyordu. Dikkatini annesine verdiğinde yine onun manaya yolculuğa çıktığını anladı ve hızla başını kaldırıp gökyüzüne baktı. Ah o nur, gökyüzünü ışıklara boğan o nur neydi öyle? O nurun içinde bir

