"Bu beyefendiyi tanıyor musunuz, Esin Hanım?"
Komiserin Esin'e sorduğu soru Esin'in yutkunmasını sağladı. Yavaşça arkasına döndü, yüzüne güçlü olduğunu düşündüğü bir ifade oturttu ve aşağılayıcı bir şekilde süzdü onu.
Bakışlarını gelenin üzerinde tutmadan geri komiserin yüzüne çevirdi.
"İlk defa görüyorum. Ben ifademi verdim, gerekli işlemleri yaparsınız diye düşünüyorum. İyi günler."
Kafasıyla onaylayan komiser, Eser'e karşısındaki koltuğu göstermişti bile.
Eser buna aldırmadan gitmek üzere olan Esin'in kolunu tutup güçlükle yutkundu. Tuhaf hissettirmişti uzun zaman sonra onu görmek.
"İlk defa mı görüyorsun?" sırıttı ve ekledi. "Sahi mi Esin?"
Kolunu ondan çeken Esin, yavaşça geriye çekildi ve ifadesiz bir ifadeyle onun gözlerinin en içine baktı. Allah biliyordu ya, şu an içinde kıyametler kopuyordu. Tüm hücreleri ona şiddet uygulamak istiyordu. Tüm hücreleri onun yakasına yapışmak, 'bize bunu neden yaptın, bize bunu neden yaşattın?' diye sormak istiyordu.
Sakince derin bir nefes aldı ve saçlarını geriye atıp konuştu.
"Bana sapıklık yaptığınıza göre beni görmüş ve tanıyor olmanız çok normal beyefendi. Bakın beyefendi diyorum çünkü hâlâ insan olduğunuzu düşündüğüm için saygımı korumaya çalışıyorum. Biraz daha kişisel sınırlarımı ihlal ederseniz kendime hakim olacağımı söyleyemem. Sizi daha önce görmediğime de gayet eminim. " Eliyle onu ittirdi ve yavaşça ekledi. "Şimdi çekilin şuradan."
Kapıyı çarpıp gittiğinde arkasında bıraktığı insan Esin'de nasıl bittiğini görmüştü.
Yutkundu.
Bunu hissetmek neden bu kadar acıtmıştı ki canını?
***
Utku: Biraz konuşabilir miyiz, öğretmenim?
Ece: Buyrun?
Utku: Ben velisi olduğum öğrencinin durumu hakkında konuşmak istemiştim.
Ece: Tabii, kimin velisi olduğunuzu öğrenebilir miyim?
Utku: Bilmem, öğrenebilir misiniz?
Ece: ?
Utku: Pardon
Ece: Çocuğunuz kim?
Utku: Ben anlatsam ve siz hikâyenin sonunda çocuğumu tahmin etseniz
Utku: Babasına çok benzediğini anlayacaksınız, emin olun
Ece: Beyefendi, ne saçmalıyorsunuz?
Ece: Böyle işlere ayıracak vaktim yok benim
Ece: söylüyor musunuz, söylemiyor musunuz?
Utku: Oğlum çok yaramaz bir çocuk
Ece: Oğlun kim kardeşim senin
Utku: Aşık olmuş
Ece: Bela mısınız başıma, ciddi soruyorum, ne bu?
Utku: Sonra araya yıllar girmiş, bakmış hâlâ güzel
Utku: Hâlâ göz kamaştırıcı
Utku: Hâlâ asi
Utku: Hâlâ ona güzel bakabilir
Ece: Oğlunuz yedi yaşında?
Utku: Ben çok özledim seni
Ece: Kimsiniz?
Utku: Utku?
Ece: Engelliyorum.
Utku: Engelleme hemen, dur lütfen
(İletilmedi.)
Utku: Offfff
(İletilmedi.)
Utku: Gerçekten özlemiştim, Ece
Utku: Gerçekten
Ece: Gerçekten ne bekliyorsun benden
Ece: Kollarına mı atlamam lazım?
Ece: aramızda hiçbir yaşanmadı bile, Utku
Ece: Neden gelip sinirimi bozuyorsun
Utku: Aramızda bir şey yaşanmasaydı sinirini bozamazdım
Ece: Benim arkadaşım sizin yüzünüzden intihar etti
Ece: Daha fazla konuşma
Ece: Karşımıza da çıkma, çıkmayın
Ece: Uzak durun
Ece: Buraya küfür yazdığımı düşün, ne desem yetersiz kalıyor çünkü
Ece: Bok gibi bir gün dilerim.
Utku: Seni seviyorum
(İletilmedi.)
Utku: Sikicem kendimi, sikicem
(İletilmedi.)
Utku: Her şeyi düzelteceğim kızım, göreceksin sen
(İletilmedi.)
Utku: Veeee
(İletilmedi.)
Utku: DADDY İS BACKKK
(İletilmedi.)