Kahvaltı masasında herkes yerini alırken durağan bir hava vardı. Hem gökyüzünde hem de masadakilerde. Güven, Güneş’in sözlerinden sonra dedesinin odasına geçip yatağa yatmıştı. Uyumasa da uzun uzun düşünmüştü. Güneş ise ekmekleri pişerken tezgahı temizlemiş çıkardığı bulaşıkları yıkayarak karmaşık düşüncelerinden sıyrılmaya çalışmıştı. Karıştığı işler boyunu aşmış her şeyi neredeyse eline yüzüne bulaştırmıştı. Bursa’ya gelmesi bu açıdan iyi olurken düzeltmek için eline geçen fırsat Güven yüzünden eriyip gitmişti. Ama pes etmeyecekti. Bir an önce bu kaosun içinden çıkmak ve artık yoluna bakmak istiyordu. Kimseden ses çıkmayışı Neval hanımın dikkatini çektiğinde ortada sohbetin dönmesi için eline Güneş’in yaptığı ekmekten alıp “Bizi çok alıştırdın el yapımı ekmeklere Güneş, sen gidince n

