Çocuk önce gözlerini kırpıştırdı. Hüseyin'e baktı. Tanıyordu delikanlıyı ama ismi hatırına gelmedi. Neydi sahi bu delikanlının adı diye düşünürken diğer çocuklar da oyunlarını bırakıp çocuğun yanına yaklaştılar. Fesinin keçisi eskiyip solmuş, bir tarafı yıpratmaktan dolayı dökülmüş, kara kasların, kirpiklerin altından zehir gibi bakan oğlan uşağı öne çıktı. Hüseyin'in dikkati anında bu çocuğa kaydı. Kim bilir başında ki fesi, kaç kısaltır yetişen çocuklardan bu çocuğa geçmişti acep? "Ağam," dedi sustu. Boğazını temizledi. Gözleri arada bir Hüseyin'in elinde yularını tuttuğu kar beyaz ata gidiyordu. Bu diyarlarda böyle at pek görülen cinsten değildi. Senede bir defa bu yiğit köylerine geldiğinde gözleri bayram ediyordu o kadar. "İboç, babasıyla birlikte evlerine döndü. Yeni Köy bağlarının

