Mustafa'nın buyur etmesiyle, Abdullah ve Muhnise içeri geçtiler. Muhnise'nin elinde kocaman bir ak kaz vardı. Hayvanın ayakları kaçmasın, kanatları ise çırpınmasın diye birleştirilip bağlanmıştı. Uzattı Hatice'ye. Hayvan el değiştirilmesi ile panikle uzun uzun öttü. Misafirleri Halil'in bulunduğu odaya alırlarken Hüseyin'e verdi elindeki kazı Hatice. "Gardaş bu hayvanı götür ahıra koy. Ayaklarını, kanatlarını çözmeyi unutma e mi?" "Abla pinniğe niye goymuyoh ki?" "Götür, dediğimi et gardaş! Hayvan yabancı, evin gazları döver bunu gariban görüp. İlk günden gorhmasın gariban. Ben gündüz gözüyle yem verir aralarına gatarım alıştırıncaya gadar böyle ayrı tıhılıcah gayrım " Ablasının dediği gibi hayvanı ahıra götürdü. Ayaklarını çözdü dikkat ederek. Çırpınıp hayvanın canı yansın istemiyor

