Sabah olduğunda Hatice işini gücünü toparlayıp erkenden Hamiyet hâlânın evinin yolunu tuttu. Çeşme başında su taşıyan konuştuğu kimselere denk geldiğinde ve yada ara sokaklarda selam verilecek kişiler ile karşılaştığında bir iki kelam etmek dışında durup oyalanmadı. Ne diyecekti Hamiyet hâlâsı ona? düşündü durdu da bir türlü aklına birşey gelmedi. Halbuki Hatice, Halil kaybolmadan önce kaç gün Hamiyet hâlâsından en ufak bir haber beklemişti de kadından ses seda çıkmamıştı zamanında. Düşüne düşüne yokuş yukarı çıktı, az nefesi kesilir gibi oldu. Durdu dinlendi azıcık. Sonra yine yoluna devam etti. Hamiyet hâlânın avlu kapısına geldiğinde kadının sesini iç avludan işitti. Gülümsedi Hatice duydukları karşısında. Guşburnunun alından gülüm gülüm, Goparırlar dalından gülüm gülüm , Yâri güzel

