Eve vardıklarında, hava iyice kararmıştı. Zeynep’in içi köy meydanındaki bakışlardan, fısıltılardan hâlâ sıkışmış gibiydi. Ayakta daha fazla duracak gücü kalmamıştı ama asıl yorgunluğu bedeni değil, zihnindeydi. Kapıdan içeri girerken, Saadet Hanım’ın elini hafifçe omzunda hissetti. "Hadi kızım, içeri geç, biraz uzan. Epey yoruldun." Zeynep bir an Hasan’a baktı, onun da yüzü gergindi. Ama gözleri hâlâ onda, onun iyiliğinde kilitliydi. Kendi acısını, kendi öfkesini ikinci plana atıyordu. "Tamam anne," dedi Zeynep, ama sesi zor duyuluyordu. Sonunda yavaş adımlarla içeri geçip odasına yöneldi. Hasan, arkasından bakarken yumruklarını sıkıp gevşetti. İçinde bir şeyler fırtına gibi dönüyordu. Evde sessizlik hâkimdi ama Hasan’ın zihni susmuyordu. Kapıyı kapattığında, Saadet Hanım derin bir i

