Kapıyı yavaşça açıp odaya girdim. O gece herkes eve gitmişti ben burada kalacağımı söylemiştim. Keje Hanım çok itiraz etse de Karan Abi onu ikna etmişti. Yavaşça yatağa yaklaştım, Baran'ın elini tuttum. Baran gözlerini yavaşça açtı. "Susadım," dedi. "Tamam," dedim ve masada duran suyu bardağa doldurup Baran'a doğru yaklaştım. Doğrulmasına yardım ettim, suyu uzattım ve Baran yavaşça içti. Suyu geri çekip masaya bıraktım ve tekrar Baran'a doğru gittim. "Otur," dedi. Tereddüt ettim, ama Baran yine "Otur," deyince yatağın kenarına oturdum. "Canın çok acıyor mu?" dedim. "Hayır," dedi. "Benim canımı yakan bu kurşun yarası değil, Arin. Başka bir şey." "Ne?" dedim. "Boş ver," dedi. "Ben bile anlamazkken sana nasıl söyleyeceğim " dedi üstelemdim anlatmayacaktı belliki." "Bir şey istiyor

