ALİ İHSAN Bahar kahpesi, hastanede yatarken ifadesini almaya gelen polise her şeyi anlatmıştı; beni şikayet etmişti, hem de en ufak bir tereddüt olmadan. Kapının arkasından, o dar koridorda saklanarak dinlemiştim her kelimesini. “Döve döve bebeğimi düşürttü,” demişti. Yanındaki hemşire ise iki kaburga kemiğinin kırık olduğunu eklemişti. O an kulaklarıma inanamamıştım; nasıl bu kadar cesur olabilirdi? O fındık kadar beyniyle kimden akıl almıştı? Yürek mi yemişti bu kadın? Düşünürken aklıma gittiğimiz doktor geldi. Belki de kürtajı yapan o doktor, o lanet olası beyaz önlüklü adam sebepti şikayetçi olmasına. Çünkü her ne olduysa, o ikisi hastane odasında yalnız kaldıklarında olmuştu. Doktor, beni kasıtlı olarak dışarı çıkarmıştı; “Siz yanımızdayken operasyonu yapamam,” diye mırıldanmıştı, sa

